İki Kuruş Fazla olsun Inglot Kırmızısı Olsun!..INGLOT No:126 Ruj

0

Arada dalgınlığıma gelip de Inglot’un tr uzantılı sitesine tıkladığımda karşıma çıkan “zonk” sayfası umuyorum söylentiler doğrultusunda kısa süre sonra tekrar aktive olur.(VMP Kozmetik distribütörlüğünde markanın Türkiye’deki satışına devam edileceği söyleniyor)

2012-05-17 11.58.47

Rujun yapısından girip kalıcılığından çıkayım diyorum izninizle; kremsi ve yoğun yapılı bir ruj olduğunu söyleyebilirim; rengi öylesine yoğun ki tek kat kati suretle yeterli geliyor..Dudağı asla kurutmadığına ve koyu kıvamlı bir ruj oluşuna rağmen ağırlık hissi yaratmadığına da bizzat şahidim! Ruju daha ince ve kontrollü sürmek adına ben önce aynı renk tonunda bir rujla çerçeve oluşturup daha sonra fırça yardımı ile içerisini doldurmayı tercih ediyorum..

Koyu renkli rujların akıbetinden çekinmeyenler bilir; genelde pek çoğu çizgilere dolma, akma, sağa sola bulaşma ve iki lokma bir şey yenip içildikten sonra silinip giderek sizi koyu renk bir dudak çerçevesi ile ortada bırakma eğilimindedir; tabak çanağa bulaşan ve çamurlaşan o nahoş ruj lekelerinden hiç bahsetmiyorum bile farkettiyseniz..Koyu renkli/kıvamlı rujların bu gibi istenmeyen “yan etki”lerinden sakınmak için bir kaç tavsiye biliyorum; konuyu dağıtmamak adına yazımın sonunda meraklısına sunulur 😉

20130329_153537

Rujun kalıcılığı konusunda içiniz rahat olsun; yeme içme gibi temel ihtiyaçlarınıza saygı gösterecek bir ruj bu! Çizgilere dolma sorununu az da olsa yaşayacak olursanız kulanım öncesi muhakkak dudaklarınızı nemlendirmelisiniz..yazımın sonunda bu konuda bir kaç tavsiyem daha olacak ayrıca..Akma yapmadığının da altını çizmeli; zira formulü akışkan değil Eti Tutku misâli; dudaktan sağa sola kaymayacak rujlar da yapılabiliyor demek istendi mi! Dikkatimi çeken bir diğer husus da cam kadehlere bile öyle iğrenç tabir edebileceğimiz bulaşma yapmaması; ufak lekeler bırakıyor evet; kimseye çaktırmadan arada kadehinizi peçete yardımıyla ve elbette el çabukluğuyla sildiniz mi tamamdır!

Rengine gelince..Kırmızı rujlar sıcak ve soğuk alt tonlarda üretiliyor malumunuz.. Inglot 126 ise soğuk alt tonlu bir ruj..Her türden cilt tipi ve cilt tonu ile uyum sağlayacağından şüphem yok..

Satın aldığım tarihte 33 TL’lik bir fiyatı vardı ürünün ve 10 TL’ye aldığım pek çok rujun günde en az on kez yenileme gerektirdiğini düşünecek olursak katiyen ekonomik bir ürün bu! Her makyajseverin çantasında keyifle taşıyacağını düşündüğüm ve defalarca satın alabileceğim bir ruj özetle!

Koyu Renkli Ruj Nasıl Sürülür:

  • Dudaktaki kuru ve çatlak görünümü azaltmak için öncelikle dudağa lip balm uygulayıp dudağın yumuşamasını bekliyoruz bir süre; ben şahsen Johnsons’un aloe veralı vazelinini kullanıyorum çoğu kez..Tadının ağzıma geçmesini dert etmiyorum..
  • İkinci aşamada rujla aynı tonda bir kırmızı dudak kalemi (ten rengi dudak kalemi ikinci tercihim) ile elimi titretmemeye gayret ederek çerçevemi çekiyorum; ola ki kalem sağa sola taşarsa asla parmakla silmemeye çalışmakta fayda var; fondöteniniz kızıldenize dönebilir bir anda! Makyaj çubuğu ve temizleyici krem yine ilk tercihim bu durumda..
  • Dudaklarım dünyanın sekizinci harikası olmadığından, kalemle çerçeveleme esnasında kalınlık farkı ve şekil bozukluğu gibi kusurlarını da örtecek şekilde çekiyorum kalemi..
  • Hem dudak çizgisinde daha muntazam bir görünüm için hem de rujun damarlanıp dudağımdan taşmaması için kalemi bir de öncekine ters yönde çekiyorum ki çizgiler iyice yesin boyayı..
  • Rujumla aynı renk ya da tonda kaleme sahip olmadığım durumlarda da kalem yerine kapatıcı kullanıyorum aynı amaçla..
  • Koyu renk rujları dediğim gibi daha pratik ve kontrollü bulduğum için fırça yardımıyla uyguluyorum çerçevenin içine..
  • Ruju da sürme işinden sonra dudak çevresine ince bir fırça ile fondöten ya da kapatıcı geçmekte fayda var; hem rujun rengi daha belirgin hale geliyor, hem de daha temiz bir görünüm sağlanmış oluyor..
  • Daha sonra rujun fazlasını (kalıcılığını artırmak adına) bir kağıt havluya yedirip, dudaklara kırmızı ya da şeffaf bir parlatıcı sürerek misyonu tamamlamış oluyoruz! Kalıcılık sorunu yaşadığım rujlarda nemlendirme sonrası transparan pudra kullanıp sabitleme hilesine başvurduğum da oluyor bu arada..Dişleri de arada ruj lekelerine karşı kontrol etmekte fayda var ayrıca..

Simli Oje Öcü Değildir! – Alüminyum Folyo İle Simli/Pullu Oje Çıkarma Tekniği

0

Daha evvel muhakkak bir yerlerde denk gelmişsinizdir ama bilmezsiniz ki bu folyo metodunun mucidi benim(?)

Bir gün mutfakta karnım komşunun zili misali çalmakta oturmuşum; canım börek çekti..Böreği açtım(?) sardım son bir gayretle attım fırına..Üstü yanıp façası bozulmasın diye de üzerine yorgan misali alüminyum folyo..Börek pişe dursun, ağzıma düşedursun diyerekten baktım ellerim “sürme de turşusunu kur onca ojenin” der gibi melul melul duruyot..O zamanlar da bu simli pullu ojeler pek moda..”Kefenin cebi yok ya la” dedim bol kepçe yaydım ojeleri parmacıklara..Görmeyenin simli pullu ojesi olmuş, tutmuş şeysine elli kat sürmüş misali kurumak bilmedi tabi gariplerim..Aldım asetonlu pamuğu başladım tırnacıkları ovalamaya..Ne kireç çözücülere bandım ne çamaşır sularına ama yok anacım; simler gitti pullar kaldı başıma bela..Karagözüm iki gözüm derken caaanım böreği fırının elinden güç aldım; pür acele bir acele bahçe duvarından aştım alüminyum folyolara dolaştım..Börek son anda feci şekilde yanarak can vermekten; ben de folyoları elimden çıkarınca simsiz pullu ojelerden kurtuldum..Dediğim gibi folyo yöntemini mutfakta ben buldum; ondan sonra da folyo metodu şeysi dendi patladı gitti! :))

Siz yine de ne böreğinizle cinnet geçirin ne de fırınınıza minnet edin; ufacıkk parçalara ayırdığınız pamuk parçalarını önce asetonla bir güzel ıslayıp sonra tırnaklarınızı örtecek şekilde parmaklarınızın üzerine yerleştirin..Bu ilk fotoda tırnak düşmanı simli/pullu ojenin burnu nasıl da havalarda değil mi..

115_2

20130329_164310

Daha sonracığıma, evdekilerin meraklı bakışları ve folyonun kımıl kımıl kımıldanışları altında parmaklarınızı folyo parçaları ile kundaklayın..

20130329_164452

Muhakkak bulunur, 2-3 dakika fuzuli başka bir işle oyalanın..Bakın fuzuli olması şart ama..Şimdi de parmak uçlarınızdaki bu paketleri tek ve seri bir hareketle sıyırın bu 2-3 dakikanın sonunda ve tatatataammm..Asetonundan kolonyasına, merheminden merkebine bana mısın demeyen o inatçı, o tırnak düşmanı ojenin halini fotoğraf söylesin size! Ben seni pamuklara sarmalar sararım ya la..Te te o kaa!

20130329_164819

“Altuni Gül” Şen Mücevherat Ojeleri! (Goldın Rooz Caali Ciivılzz Neyıl Laakır)

0

Piyasaya ilk çıktığı Aralık ayı sonlarında bu serinin ürünleri hiç bir satış noktasında bulunmazken en son Şubat ayı başından itibaren zannediyorum hammadde sıkıntısından kaynaklı dağıtım sorunu artık sona erdi..Hiçbir yerde bulamadığım için web üzerinden vermek durumunda kaldığım ürün siparişimin kargodan çıkmasını yaklaşık 2 ay bekledim! Kötü günlerdi..

:))

Bunların modası çoktan gelip geçmiştir diye düşünüyordum ki, eşin dostun simli pullu tırnaklarıma hayretle bakışlarından yanıldığımı -çok şükür- farkettim..Bunlar popüler olmadan sürdüm sürdüm, yoksa ölüm billah elim gitmez bir daha sürmeye!

Sürerken eni konu keyiften dört köşe olacağınız; sürmesi kadar seyreylemesi de keyif verecek Jolly Jewels serisinden bu geceki allı pullu konuklarımız;

Öncelikle serinin tüm sakinlerine bir göz atalım..

goldenrose

Şimdi de başlasın bakalım mini defilemiz!

101_1

Bu ojelerle ilgili söyleyebileceğim ilk şey kesinlikle tırnağa uygulanışlarının son derece kolay ve keyifli oluşu..Gözünüz asla korkmasın!

101_2-001

Ojeleri uygularken altlarına ojenin fonuyla uyumlu bir başka klasik ojeyi astar olarak 1 veya 2 kat uyguladım göreceğiniz üzere..En üst kata da muhakkak bir Top Coat geçmeli zira ojenin içerisindeki renkli partiküller tırnağın yüzeyinde gayri nizami pürüzlü bir görünüm yarattığı gibi, bu pütürler elinizi her sallayışınızda sağa sola takılıp sinir asap hoplatıyor! Top Coat dediğim bildiğimiz parlatıcı değil, hayır..Bu ürün ojenin matlaşmasını önleyerek üst katmanda koruyucu bir görev gören, öte yandan parlak cilalı bir görünüm vererek ojenin daha hızlı korumasını sağlayan bir ürün..Ben farkı Konad disklerimle baskı yaptığım sırada farkettim zira klasik parlatıcı Konad baskılarını dağıtıp bozuyor sürerken..Ve işte yukarıdaki görünümü sağlamak adına sırasıyla kullandığım ürünler..

101_3

Estetik şişesinin içerisinde adeta peri tozuymuş gibi parıldayan bu ojeyi bir de siyah renk oje ile kombine ettim ki gerçekten görülmeye değer;

20130403_190414-001

Gelelim bir diğerine;

110_1

Bu oje muhakkak mat beyaz fonun üzerine sürülmeli ve iki kat da top coatdan asla mahrum edilmemeli!

20130331_190827

110_3

İşte benim favorime geldik..”Renkli” olsun iki kuruş fazla olsun!

115_1

Çantada cepte Bonibon!

20130331_180110

Gökkuşağı kolyemin tasarımı bizzat bana aittir..Çalan çırpan taş olur! 😉

115_3

Ve gelelim TOP4 Listemizin son adayına;

116_1

Meyve reçeli mübarek!

20130331_172424

20130331_172332-001Bu ürünlere ilişkin yazabileceğim olumsuz bir yargı düşündüm ama bulamadım..Beni gerçekten her anlamda çok memnun ettiler..Derseniz ki bu simli pullu ojeleri tırnağını sökmeden çıkarman gerektiğini unuttun ben de size derim ki ondan kolay ne var akıllım! 😉 İşte Böyle..

Ürünleri kargo dahil toplam 28TL’ye Golden Rose Store‘ dan aldım..

Si’lik Milik İdare Edeceğiz! : Sleek New Skin Revive Tester Kit

0

Fondöten alma işi aceleye getirilmemesi lazım gelen ciddi bir iştir! Anlık bir heyecan ya da galeyanla alınan -çoğu sonradan birer pişmanlık kaynağı olacak- bu ürünler üç beş kullanım sonrası ya yanlış ton veya renkte alınmış olmaları ya da  cilt tipimize uygun düşmemeleri gibi makul sebeplerle ya arkadaş arası zalim değiş tokuşlara kurban giderler ya da bir gün gelip de çooook değerlenecekleri(!) düşüncesiyle atsan atılmaz, satsan satılmaz olur çıkarlar..

Lafı şuraya getireceğim; özellikle cilt tonu ve tipiyle uyum göstermeleri icap eden ürünler kozmetik firmalarınca “deneme boyu set”ler dâhilinde satılsa da uyar mı uymaz mı stresine girmeden satın alabilsek şu ürünleri ne cizel olurdi he mi?

Daha evvel de internet üzerinden yaptığım alışverişlerde bir kaç firmadan (ilk aklıma gelen Everday Minerals) bu tarz test etme amaçlı gramajı düşürülmüş ürünler satın aldığımı anımsıyorum; bu tavır yaygınlaştırılmalı! Deneme şansımız olmadan hasbelkader sipariş ettiğimiz ya da kozmetik mağazalarında ayak üstü denenerek alınmış yüzlerce gram ürün kader mahkumu etmemeli bizi! (Anarşikleşmeden okey!)

Sleek Makeup da yine bu fonksiyonel deneme boyu ürün setlerine ürün yelpazesi içerisinde yer açan gönlü zengin/gözü tok bir marka..Bu marka koleksiyonuna dâhil etmiş olduğu 30 farklı rengi 6 farklı sete bölmüş beşer tonlu deneme boyu fondöten setleri oluşturmuş..Aklıyla bin yaşasın ne denir! Üstelik bu 5’li tester setlerini de 8 TL’den satıyor :S

20130320_122939

Gelsin Fair/Light (Soluk/Açık Ten) tester kitimiz! Bir dahaki sefere kısmet ederse bu kitten bir ton daha olan Light kitini de alayım diyorum..Önümüz yaz..

20130320_123013

New Skin Revive serisine mensup bu fondötenler yağ içermeyen silikon bazlı ürünler; kıvamları jelle köpük arasında ve bu ipeksi yapılarıyla cilde uygulanışları da homojen biçimde dağıtılışları da bebek oyuncağı!..

20130320_123138

Kapatıcılıkları için hafif/orta düzey diyebiliriz..Kuru cildim yağ bazlı sıvı fondötenlerden sonra zannediyorum bu silikon bazlı fondötenle de epeyce rahat edecek..Parmak, sünger ya da fırça; uygulama şekli size kalmış..Hafif yapısıyla da günlük kullanıma elverişli..Sarımtrak ve kavuniçi alt tonlu en açık deneme seti bu.. Benim cildimde pek hoş durdular;yalnız yağlı ciltlilerde saatler ilerledikçe renginin koyulaşıp turunculaştığı yönünde bir şikayet var demedi demeyin..Onca “ukelalık” sonrası naçizane bir tavsiyede bulunmak isteri; silikon bazlı ürünü gece yatmadan evvel muhakkak güzelce temizlemeli ciltten; gerekçesi aşağıda detaylı biçimde anlatılmışsa da akne, sivilce, alerjik reaksiyon, egzama vb. cilt sorunları çekmek istemeyiz diye düşünüp yazıyı es geçeceklere dipnot vereyim istedim..

Baz demişken, bir fontöden seçimindeki en önemli unsurlardan biri de cilt tipi esasında..Gerçi hiçbirimiz bu kritere dikkat etmiyoruz belki de ve eminim halen deneme yanılma yöntemiyle cilt yapımıza uygun olmayan ürünleri deneyip deneyip yanılıyoruz..Bazen bakarsınız belli bir ürünü test edenler içinde %90’lık kısım ürünü yere göğe sığdıramazken garibim %10’luk bir kısım ise yedi kat dibine sokar ürünü yerin: O %10 belki farkında değildir ama muhtemelen cilt tipiyle ilgili bir uyumsuzluk yüzündendir bu çelişki..

Bu konuya ilişkin de bir iki satır gevezelik etmek geldi içimden; ben yazmaya üşenmiyorum sen de okumaya üşenmezsin diye düşündüm 😉

Öncelikle şayet Yağlı Ciltliler kategorisine giriyorsan, yüzünü yıkadıktan daha 1-2 saat sonra yüzünde parlamalar başlıyor ya da cildin Kırkpınar güreşçisi misali yağlanmış gibi görünüyor olmalı..Çoğu yağlı ciltli insanın yağlanma problemi sadece T Bölgesi ile sınırlı da değil; yüzün tüm bölgelerini kapsıyor bu yağ ifrazatı üstelik..Yağlı ciltlilerin duyduğum bir diğer problemi de asla temiz hissedememeleri kendilerini tam anlamıyla..Okudum araştırdım, cildi nispeten yağlı olanlar yağ ihtiva eden ürünler kullanmamalı öncelikle..İlk tercihleri su bazlı fondötenlerden yana olmalı..Siz bu ürünleri etiketleri ya da ambalajları üzerindeki “Oil-Free (Yağsız), Matte (Mat), Compact (Kompakt) ya da mattyfying (Matlaştırıcı)” ibarelerinden tanıyacaksınız..Bir kaç arkadaşım için de bu konuyu epeyce araştırdığım için şunu söyleyebilirim ki yağlı cilde sahip biri için en uygun fondöten şu kompakt fondötenler; yağ bazlı fondötenler bu cilt tipinde ciltte biriken yağla birleşip kolayca akabiliyor (muş)..

Gelelim Karma Ciltlere; karma cilten kasıt çoğu kez T bölgesindeki yağlanma ise de, şayet karma ciltliyseniz alın, burun ve çene kısımlarınızda parlak ve yağlı bir görünümle sık sık karşılaşıyorsunuz demektir..Genelde de yüz yıkanıp temizlendikten 4-6 saat sonra bu yağ baskını patlak veriyor olmalı..karma cilt tipine sahip olmanın belki de en kötü yanı kışın normalden kuruya dönük bir cilde sahipken yazın sıcak aylarında cildinizin kolaylıkla yağlanması..Bu demek oluyor ki, soğuk ve sıcak aylarda kullanılmak üzere iki farklı yapıda fondöten masrafına girilecek! Bu durumda cildinizdeki yağ artış miktarına göre yağsız ya da yağ bazlı fondötenler kullanmanız gerebilecek..Sıvı fondötenlerle başınız hoş değilse toz formdaki mineral fondötenleri de tercih edebilirsiniz..Ne modaydı bunlar birkaç sene öncesine kadar! Yağsız stick fondötenler de bir seçenek elbette..Bu arada, bu cilt tipinde özellikle yağlanan bölgeleri transparan pudra yardımı ile sabitlemek iyi bir fikir olabilir..

Ve gel gelelim Kuru Cilt tipine..Kuru ciltler özellikle kış aylarında verdikleri o kuruluk hissiyle insanı canından bezdirir..Yıkandıkça kurur, gerilir ve hatta pullanırlar..Gerçi pullanma başlı başına bir kuruluk alameti değil; yağlı ciltler de pekala pullanabiliyor..Ancak şu bir ayırıcı husus şayet yıkandıktan sonra geçen 6 – 7 saat içerisinde cildinizde parlama olmuyorsa ya da çok az oluyorsa siz kuru ciltlisiniz demektir..

Fondöten öncesi cildinizi iyice nemlendirdiğiniz varsayımı altında kuru cilt yapısına sahip olanlara tavsiye edilen ürünler ise yağ bazlı sıvı fondötenler, köpük fondötenler, krem formda olanlar ve hatta mineral yapıdakiler..

Esas konuya dönecek olursak da; silikon bazlı fondötenler öncelikle gözenek ve çizgileri doldurma mantığıyla daha pürüzsüz bir uygulama olanağı veriyor, bu konuda hemfikiriz..Hatta dikkat ettiyseniz makyaj bazlarının da birçoğunun içeriğinde “-cone” ile biten ve içerisinde silikon olduğunu gösteren maddeler mevcut..Peki bu silikonun cilde zararı var mı? Bu konuda da her konuda olduğu gibi ikiye bölünmüş vaziyette bir güruh mevcut: İlk grup özetle, silikon cilde zararlı değil çünkü silikonun molekülleri cildin diğer katmanlarına geçemeyecek kadar iri ve dolayısıyla sadece cildin en üst katmanını kaplayarak cildin bu anlamda nem kaybını önlüyor diyorlar..İkinci gruptakiler ise silikon bazlı fondötenleri öcü olarak görenlerin grubu; silikon cildin üst katmanlarından birine oturup onun nem kaybını önlüyorsa bile, aynı zamanda cilt yağı, kir ve bakterileri de tutuyor ve doğal olarak cilt iritasyonuna davetiye çıkıyor diyorlar..Bazı fondötenlerin egzama, akne ve sivilcelenmeye neden olması alışık olmadığımız bir durum değil ne de olsa! Alerjik reaksiyonları hiç saymıyorum ama silikonun yüksek dozlarının toksik olduğu da bilinen bir gerçek..Öyleyse ortak bir nokta bulalım ve cildinizin tolere edemeyeceği noktada bu tarz silikonlu ürünlerden uzak durmak konusunda anlaşalım..Cildimizi de bu ürünlerin kullanımı sonrası çok iyi derecede temizlemeye özen gösterelim ki ikinci gruptakiler çatlasın da patlasın! Silikon sadece yüz kozmetiğinde değil saç ürünlerinde de kullanılan bir madde ama özellikle serumlarda, bakım kremlerinde ve makyaj bazları ile sıvı fondötenlerde yaygın biçimde kullanıldığı da bir gerçek..

Fondöten kullanımı ile ilgili yeni keşfettiğim bir tüyoyu daha paylaşmak istiyorum yazıyı sonlandırmadan; fondötende kalıcılık kusuru bulan çoğu insan belki de yanılıyor, belki de sorun onu kullanma şeklimizde..Olamaz mı? Yağ ve su nasıl ki birbirine karışmayan iki madde, çıkış noktamız bu..Şimdi bu fizik kuralını yüz ürünlerimize uygulayalım: Yağ bazlı fondöten kullanıyorsak, yine yağ bazlı bir makyaj bazı ya da nemlendirici kullanmamız gerekir bu kurala göre..benzer şekilde yağsız silikon bazlı bir fondöten kullanıyorsak (çoğu yağsız fondötenler aynı zamanda da silikon bazlıdır) yine silikon bazlı bir makyaj bazı kullanmamız lazım gelir..Son olarak da su bazlı fondötenimizi yine su bazlı makyaj bazlarıyla kullanmakta fayda vardır kalıcılık için..Okuyup araştırdıklarımın ve kısmen de deneyimlediklerimin yalancısıyım..

Aydınlanma Çağı Felsefesine Giriş:Sleek Luminaire Concealer Highlighter – L02

0

İhtiyaçtan çok meraktan ya da “aydınlanma” arzusuyla satın alınmış bir ürün daha..”Aydınlatıcı” dendi mi insanda tuhaf bir hipnoz etkisi oluşuyor adeta! Sleek markalı bu ürün sıradan bir aydınlatıcı ya da kapatıcı olmak yerine kapatıcı ve aydınlatıcı olma işlevlerini tek bir üründe yerine getirmeyi vaad eden bir ürün..Her kapatıcı göz çevresinde güvenle kullanılamayabiliyor malumunuz; ancak bu ürün göz çevresinde de özgürce kullanılabilir bir ürün.. Luminaire Concealer Highlighter hangi amaçlarla ve yüzün hangi bölgelerinde kullanılabilir ona gelelim bir an evvel;

20130323_163618

  • Makyajsız göz çevresinde (göz çevresine minik ve birbirine yakın noktalar halinde göz altından göz çukuruna dek uyguluyoruz ve daha sonra orta parmağımız vasıtasıyla “pıt pıt” yapa yapa ya da kadifemsi ve gür kıllı sentetik bir fırça yardımı ile tene yediriyoruz) kusurları kapatmak ve aydınlık vermek,
  • Çene çukurunda (oyuğunda) ve burun kemiklerinin üzerinde yine aydınlık bir görünüm yaratmak,
  • Fondötenin üzerinden kusursuz bir görünüm elde etmek gibi amaçlarla kullanılabiliyor bu ürün..

20130323_163936

Öte yandan bu yukarıdakiler gibi herkesçe bilinen kullanım şekilleri dışında daha dolgun ve belirgin dudaklar için dudak hatlarından geçmek ve rujun dudaktan taşıp kılcal kan damarları gibi dudak etrafını sarmasını engellemek için akan rujlara karşı dudak çevresinde kullanılabilir (deniyor ürünün resmi sitesinde) Gelelim ürün hakkındaki izlenimlere; bu aydınlatıcı/kapatıcı ürün esasında bir ucunda ürünü uygulamaya olanak veren bir fırça uca ve diğer ucunda da bu ürünü fırça uca göndermeye yarayan basmalı bir butona sahip bir kalem şeklinde tasarlanmış..İtiraf etmek gerekirse butona bi’ton basmam gerekti ürünü ucuna pompalamak için; hatta ürünün mekanizmasının bozulmuş olduğunu düşünüp bir kenara atmıştım ki erkek kardeşim süpermen edasıyla misyonu tamamladığını haber verdi 🙂

20130323_170918

Ürün ambalajı gayet şık ve kaliteli görünüyor; sağlamlığından da hiç şüphe bırakmıyor..Sleek marka ürünlerin ambalajları dikkat çekici biçimde şık ve kaliteli gerçekten de..Ürünlerden herhangi birini alıp birkaç kişiye gösterseniz MAC’e (fiyat bazında) kolaylıkla emsal olduklarını düşünebilir..Oysa bu ürünlerin fiyatları da sundukları kaliteli malzemeye ve ürünlere rağmen gayet ekonomik..Şaşılacak denli hem de! 8,49 $’lık fiyatı ile 15 TL’den bir kaç kuruş daha fazla sadece fiyatı misal bu ürünün..

20130323_171134

Ürün form olarak da epey yoğun kıvamlı bir ürün..Göz altını üzmeden tene yedirmeye dikkat etmek gerek..Ben uygulamak için MAC’in PRO Wedges adlı üçgen peynir dilimlerini andıran süngerlerini kullanıyorum; ince uç kısımları ile göz altında eşelenmek için bire birler.. Luminaire Concealer Highlighter kavuniçi/sarı alt tonlu bir ürün ve dolayısıyla her cilt renginde (tonunu tutturmak şartıyla) iyi iş çıkaracağı aşikâr; benim tercih etmiş olduğum L02 tonu açık renk tenimle tamamen uyum sağladı ve göz altımda doğal görünümlü aydınlık bir alan yarattı..

Hâlihazırda 5 farklı ton seçeneğiyle sunuluyor ürün.. Göz altlarını floresan misali aydınlatan ürün gel gelelim kapatıcılıkta pek işbitirici görünmüyor; ürün özetlemek gerekirse bir aydınlatıcı olarak sanki hiç makyaj yapılmamışcasına doğal bir biçimde muazzam bir ürün..Kapatıcılık konusunda beklentilerinizi mümkün olduğu kadar düşük tutacak olursanız da aranız asla açılmaz bu ürünle..

MAC’anize İşler Bunlar..MAC Cream Colour Base Pearl..

1

Halkın dilinden konuşmayan ürünler(!) üretse de şüphe yok ki bir fenomen bu marka! “Halkın dili” demişken; bir Paint Pot olsun, bir Prep+Prime Skin olsun ya da efendime söyleyeyim Cream Colour Base olsun bizim halk dilimizin dönmediği şeyler bunlar..Bir MAC mağazasından kimseciklere danışmadan; internette hakkında hafiyelik yapmadan gidip bodoslama doğru ürün alabilmek büyük maharet işi..

Üzerlerinde İngilizce yazılmış o afili isimleri taşıyan siyah kutu ve ambalajlar pek bir sofistike ve alımlı orası ayrı; ama en azından “derdini çözecek kadar” ürün alabilmeli insan gittiğinde seçip beğenip “derdini anlatacak kadar” dil bilmese de..Ambalajların en azından bir köşesine ürünün ne amaçla ve ne şekilde kullanıldığına ilişkin üç beş izahat -Türkçe olarak- not düşülse fena olmaz mıydı acep.. Vardır bir hikmeti diyelim..

Milliyetçiliği şimdilik bir kenara bırakıp Cream Colour Base denen ürünlere gelelim..Bu ürünler MAC’in “Multi-Use” kategorisi altında satışa çıkardığı “çok amaçlı kullanım” sağlayan ürünler..”Çok amaçlı ürün”lerden kasıt ise aynı ürünün göz,yüz ve dudak bölgeleri gibi alternatif kullanım alanları içerisinde şahsi tercih doğrultusunda özgürce ve güvenli bir biçimde kullanılabilmesi..Yalnız bu ürün gruplarındaki bazı renk seçenekleri yüzün muhtelif bölgelerinde kullanılmaması gereken istisnalar da oluşturabiliyor..En güzeli satın aldığınız çok amaçlı ürünün hangi bölgelerde güvenle kullanılabileceğini önceden öğrenmek..

1

2

Cream Colour Base direkt olarak çıplak yüze uygulanabileceği gibi fondöten üzerine, nemlendirici üzerine ya da pudra üzerine de sürülebilir..Adından da anlaşılacağı üzere krem formundaki ürün ister bir fırça ile, ister sünger yardımıyla ya da direkt parmaklarla uygulanabilir; tercih ettiğiniz tekniğe göre ürünün cildinizde bıraktığı renk doygunluğu elbette farklı olacaktır..

Cream Colour Base kokusuz üretilmiş bir kozmetik malzeme..Ve bu ürün için Fawntastic ve Black renk seçeneklerinin dudak ; Fabulush ve Improper Copper seçeneklerinin de göz bölgelerinde kullanılmaları önerilmiyor..

Özetlemek gerekirse on kadar renk seçeneği olan bu ürün hem bir aydınlatıcı; hem bir dudak parlatıcı; hem allık; hem de makyaj/far bazı!

Benim de bu yazıda kulaklarını çınlattığım Pearl ise bu ürünün en popüler renk tercihlerinden biri..Pearl en açık ikinci ton (Luna’dan sonra) ve özellikle de güneş altında parıl parıl ışıldayan mikro-simlerden oluşuyor görünürde ama partiküllerine ayrılan o çirkin simli görüntü asla yok..Parıltı sevmeyenler uzak dursun yine de! ürünün gölgede ve güneş altındaki duruşlarına göz atmanızda fayda var..

3

4

Bana soracak olursanız ben toz formdaki aydınlatıcıları daha çok seviyorum; hatta bundan sonra da zannetmiyorum ki krem aydınlatıcı alayım ancak bu ürün anlayacağınız üzere çok amaçlı oluşundan ötürü özel bir ürün ve krem formüllü renkli kozmetiklerden haz etmeyişim benim tercihim; bu ürüne has bir garezim yok 🙂

Ben bu ürünü (olmayan) elmacık kemiklerimde, burun kemiğimde, üst dudak çizgimde, kaş kemiğimde ve hatta göz çukurumda aydınlık ve parıltılı bir görünüm vermek için kullanıyorum yüzüme..

Hiç mi falsosu yok bu ürünün? Var..Ürün tüp yerine kavanozda sunuluyor olması dolayısıyla -krem yapıda olduğunu da göz önüne alacak olursak- pek hijyenik bir kullanım olanağı sunmuyor sanki; fırça, parmak ya da süngerinizdeki en ufak bir leke/kalıntı nahoş izler bırakıyor ürünün gerikalanı üzerinde..Her seferinde temizleseniz dünyanın israfı; hiç ellemeyip öylece bıraksanız göz zevkinize yazık..Bir acayip çelişki!

Ürün fiyatına gelince 54 TL’lik etiketi ile yükte hafif, pahada ağır ve kullanımda bereketli bir ürün..

“Sabah kokonat, akşam kokonat..- Nihat Doğan” ; The Body Shop Coconat Oil Hair Shine

0

Başımdan daha doğrusu saçımdan savamadığım bu kuru/sağlıksız görünümü çoğu kez -belki de- hayırlı(!) bir ahbabın ağzından çıkan “saçların kurusun emi!” bedduasına bağlamama ramak kaldı zira saçlarımı ne yağlarla ovmadığım kaldı ne ballarla ama o kuruluk gitmedi gitmiyor! Anladım ki ne saçı boyamamak çare; ne de zeytinyağlı sarma misali sarıp sarmalamak..Kuru saçtan çekenler bilir; verdiği tek ızdırap saçın sağlıksız görünmesi değil; neredeyse diplerine kadar zamanla kırıklarla dolmasıdır..Sonra elinizde makasla bütün gün tek tek ayıklamaya uğraşırsınız o kırıkları; netice itibariyle de gelişigüzel kestiğiniz saçlarınız çok geçmeden bir kuaför salonunda ben diyeyim bir parmak, kuaför desin(demekle kalmasın kessin beş parmak can versin!

Deneyip memnun kaldığıma ikna olduğum bir ürünü benimle aynı dertten muzdarip olan “kurukafa”larla paylaşayım istedim 🙂

20121201_143249

Öncelikle hindistan cevizi kokusundan haz etmeyenler geri dursun; bu ürün saçınıza değdiği andan itibaren -hele de esintili günlerde- gün boyu gölgeniz olacak o buram buram “kokonat” kokusu!

Bu ürün özetle saç uçlarına (ya da diplerine yanaşmadığınız sürece saçınıza diyelim) uygulandığında, kuru görünümlü saçınıza doğal bir parlaklık verirken elektriklenme sorununuzu da ortadan kaldırıyor..Şekil verme ya da hacim kazandırma gibi bonusları maalesef yok ürünün..Ancak saçı yumuşattığını ve kalıcı kokusuyla baş döndürdüğünü söyleyebilirim..

20121201_143300

Ürünü iki şekilde kullanıyorum şahsen; ya kuru saçıma en son şeklini verdikten sonra avcumun içinde parmaklarımla ısıtıp incelttiğim ürünü nazik nazik saç uçlarıma sürerek parıltı sağlıyorum ya da geceden ama bu sefer biraz daha bol miktarda bir ürünü saç yine saç uçlarıma yedirerek ertesi sabah nemlenmiş yumuşacık saçlarla kalkıyorum!

Ürünü kuru saça uygularken dikkat etmeniz gereken yegane tek fazla kaçırmamak zira zaten gres yağından hallice olan ürün sanki günlerdir yıkanmayan yağlı saçlarınızla gezindiğinizi düşündürebilir eşe dosta..Aman dikkat..

20121201_143333

Etkisi kalıcı mı derseniz, gün içerisinde tazelemekte fayda var..Saç yağlı ürünü höpür höpür emiyor çünkü bir kaç saat içerisinde..Ama asla ağırlık hissi vermiyor saça..Şampuanlamayla da kolayca arınıyor..

Tek eksisi teneke kutusunu açmakta bazen zorlanmak; uzun tırnaklara dikkat!

Fiyatı en son satın aldığımda 17 TL civarı idi sanırım; 20 TL var yok yani..Öte yandan çok az miktarda kullanmanızı gerektirmesiyle de bereketli ve ekonomik bir ürün.. Özellikle dalgalı ve kıvırcık saçlar için tavsiyemdir..Memnun kalacak olanlardan her türlü dua kabul edilir!

MACgilin Renkli Nemlendirici – Studio Moisture Tint SPF 15

0

Bir önceki yazımda BB Kremlerle sıklıkla karıştırma hatasına düştüğümüz Renkli Nemlendirilerin hazır kulaklarını çınlatmışken elimdeki ürün aklıma geliverdi birden..Gerçi MAC de BB Cream arenasında beklenen hamlesini yaptı; ürün yelpazesine Prep+Prime BB Beauty Balm adında biri SPF30(Kompakt olan ürün) ve diğeri SPF 35 olmak üzere iki ürün kattı..

MAC belki de bu hamlesi ile esasında renkli nemlendirici krem adı altında sattığı ürünün önünü de kesmiş oldu ancak devir BB kremlerin devri ve bu ticari hamle elbet zaruri idi..

BB Kremle renkli nemlendirici kremlerin belli noktalarda birbirinden ayrıldığını öğrenmiş ve yazımda paylaşmıştım bunu; bir BB Kremin renkli bir nemlendiriciden en temel farklı hücre yenileme ve iyileştirici etkileri bünyesinde taşıyor olması esasında..Özetle, BB kremler kozmetik anlamda “hepsi bir arada” ürünler; SPF (Güneş Koruma Faktörü), baz ve anti-aging içeriklere sahip, hafif/orta düzeyde kapatıcılık vaad eden ürünler..Oysa renkli nemlendiriler aslî görevleri cildi neme kavuşturmak olan, çok düşük düzeyde kapatıcılık sağlayan ve nadiren de güneş koruması sağlayan ürünler..Bu iki ürünün vize vaad ettiklerinden yola çıkacak olursak gerçekte hangisi ile ihtiyacımızı karşılayabileceğimi kolaylıkla keşfedebiliriz..

Ben şahsen ne BB kremlerin (cildime uygun renk tonlarını en azından kış ayları boyunca bulamadım için) ne de renkli nemlendiricilerin (beyaz tenimde kapatılacak daima bir kaç kusur bulabildiğim için) bana uygun ürünler olduğunu düşünmüyorum açıkçası ve dolayısıyla da bu defteri kapamış bulunmaktayım 🙂

Gelelim ürüne ilişkin görüşlerimize;

20121127_094956

Bu arada elimizdeki ürün yine yaz günlerinden yadigar bir ürün ve dolayısı ile Medium (renk tonu) olanı..Açık, orta ve koyu tonlarda satılan ürünün altı tonu mevcut totalde..Tıpkı aşağıdaki gibi..

Tam ekran yakalama 23.03.2013 181251

Ürün kesinlikle günlük kullanıma uygun ve cilde doğal, ışıltılı ve sağlıklı bir görünüm vermede gayet başarılı..İşin tek püf noktası yine cildinize uygun tonu seçmekten geçiyor elbette..Gözüne kalem çekse kendini iyi ve bakımlı hisseden hanımları epey mutlu edecek bir ürün..

Cilde uygulanış tekniği hakkında herhangi bir ayet olmadığına göre parmak,sünger ya da fırça ile uygulamak şahsi tercihe kalmış..

Bu ürün zannediyorum özellikle makyaja yeni başlayan ya da  fondöten kullanmayı tercih etmeyen ancak cilt tonlarını dengeleyecek bir nemlendiriciye de itirazları olmayan kitleler seve seve sahiplenecektir..Fondöten yerine ikame etmeyi düşünenler ise avuçlarını yalayacaklar zira bunun teknik olarak mümkünatı pek yok..

20121127_095019

Ürün cilde kolaylıkla nüfuz eden ve homojen dağılım sağlayan bir ürün..Suya dayanıklı olmadığını parantez içi belirtmek isterim; çok sıcak havalarda da kendinden geçebilitesi yok değil..Ancak bütün itibariyle bakılacak olursa şayet cildinizin ihtiyaçlarını karşılayacağını düşünüyorsanız hoş ve cilalı bir görünüme kavuşacağınız garanti..Ürün Fiyatı 87 TL..

 

 

 

 

 

All MAC ya da All MaMAC! MAC Mineralize Concealer NW25

0

Bu ürünün arkasından atıp tutmaya başlamadan evvel bir an yakın zamana kadar bırakın doğru renk ve yapıda kapatıcı seçebilmeyi, esasında kullanmayı bile doğru düzgün bilmediğimi farketmiş olduğumu anımsadım..Kapatıcı seçimi ve kullanımı ciddi bir muamma cidden; bunu kendimi de işin içine dahil ederek çevremdeki insanların ürüne ilişkin seçim ve kullanım tecrübelerine dayanan gözlemlerinden yola çıkarak söylüyorum..Bir müddet eften ve bir müddet de püften üstelik de yanlış renk tercihleri yaptığım ürünlerle yüz tane adamı rahat boyarım bugün!

Kapatıcı ve fondöten seçimi kadar zannetmiyorum ki başka bir malzeme seçim aşamasında bizi yorsun ve yanıltsın..O zaman var mısınız, önce kapatıcı seçiminde dikkat edilecek hususlarla başlayalım işe?

Öncelikle kapatıcı nedir ve bir kapatıcıdan bize ne gibi lütuflarda bulunmasını bekleyebiliriz oradan çıkalım yola; Ben kapatıcıyım iddiasıyla karşımıza çıkan  bir ürün belli başlı vazifelere göğsünü siper etmek durumundadır: Yüzümüzdeki yorgunluk izlerini silip atabilmek, göz zevkimizi bozan güneş lekesi ve diğer cilt lekelerini gizlemek, göz altlarımızdaki mor halkaları kapamak, koyu damarlarımızı örtmek, kızarıklıklarımızı saklamak, benek ve çillerimizi ele vermemek gibi bir dizi ulvi görev!

Renk ve tür seçimini (krem, stick, vs.) itiraf edelim pek çoğumuz kendi başımıza beceremiyoruz; hatta seçim işine bile nereden başlayacağımızı bilmiyoruz..Hatta ve hatta, bazen mağazadaki boya küpüne düşmüş danışman arkadaşlardan bile yanıltıcı öneriler alabiliyoruz!

Okudum, araştırdım, denedim ve yanılmadıklarımı özetliyorum şimdi;

Kapatıcının Seçimi:

*Kapatıcı alışverişine sıfır makyajla gideceksin arkadaş! Olmadı üşenmeyip makyajını oracıkta silivereceksin şayet kullanamayıp bir köşeye atacağın yeni bir ürüne daha para dökmek istemiyorsan elbet..

*Bu ürünü TV’de ya da podyumda kullanmayacaksan, mağazanın spot ışıkları altında renk ve duruşunun seni yanıltmasına bu sefer izin vermeyeceksin! Gerekirse dışarı çıkıp doğal gün ışığı altında teninde duruşunu kontrol edeceksin..

*Kapatıcını seçmenin en kolay yolu, onu kullandığın fondöteninle bir arada değerlendirmek! Şöyle ki, bir adet yaz ayları ve bir adet de diğer aylarda kullanmak üzere edindiğin iki adet fondöten için, her birine uygun; bu fondötenlerden genelde bir ton ve istisnai olarak da iki ton açık renkteki kapatıcı aradığın renktir bilesin!

*Fondöten seçimi mi? Bir kere doğru fondöten cildinin rengini değiştirmeyen; aksine onunla uyumlu olan fondöten(miş)..”miş” diyorum çünkü bunu da epeyce deneyip beyhude yanılmalarımdan sonra öğrendim..Özellikle boyun ile yüz bölgenin rengi tutmuyorsa, afedersin ama seçiminde bir enayilik var demektir! Öte yandan sarı alt tonlu fondötenler daima en iyi seçenektir..Gerçi seçiminin ilk unsuru cilt tipine göre şekillenir: Fondötenin formülü! Stick fondötenler hem taşıması hem de lokal olarak uygulanışı pratik ürünler ancak daha çok kuru cilt tüpüne uygunlar..Renkli nemlendiriciler ve BB Kremler var ki cildin herşeyden “saklayacak” bir kusuru olmamalı..Likit formdakiler her cilt tipine uygun olan  en iyi seçenek yine de..Öte yandan, toz formdaki mineral fondötenler ve pata kremler normal ve yağlı cilt tipleri için daha uygun..Sıvı fondötenler her cilt tipine uyar diye bir tespit yaptık ama yine de yağlı cilde sahip olanların yağsız; kuru ciltli olanların ise nemlendirici özelliği olan kremsi likit formüllere yönelmesinde fayda var..Benzer şekilde köpük fondötenler de yine yağlı ciltler, öbür taraftan krem fondötenler kuru cilt yapısına sahip olanlar için daha uygun ürünler..

Bir parantez daha açıp lafı daha uzatmış olacağım belki ama faydalı bir şeyler paylaşma gayretindeyim!

Sıklıkla “cildin alt tonu” denen bir bahis açılır kozmetik dendi mi..Cildin alt tonunu belirmeye yarayan çok pratik bir yöntem keşfettim ve kendimce aldığım notları da araya iliştirmek istiyorum..

Cilt Alt Tonunu Belirleme:

+Bileğimizin iç tarafınızı çeviriyoruz ve görünürdeki damarlarımızın mavi-mor mu yoksa mavi-yeşil mi göründüğüne karar veriyoruz öncelikle..Şayet bilek içi damarların görünümü mavi-mor ise soğuk (cool) alt tonlu; aksine yeşilimsi bir görünümü varsa sıcak (warm) alt tonlusunuz demektir..

+Yüzünüz temiz iken saçlarınızı yüzünüzden geriye çekiyorsunuz ve beyaz renkteki bir havluyu, tişörtü ya da bir bez parçasını yüzünüze doğru tutuyorsunuz aynanın önünde..Şayet yüzünüz yeşilimtrak görünüyorsa soğuk alt tonlu; mavimtrak görünüyorsa da sıcak alt tonlusunuz demektir..

+Aynanın karşısında durun ve boynunuza ya da kulağınıza gümüş bir kolye ya da küpe takın..Sonra gümüş olanları çıkarıp yerlerine altın olanlarını takın..Hangisinin daha iyi durduğuna karar verin şimdi de..Gümüş daha hoş göründü diyorsanız soğuk; altın daha iyi durdu diyorsanız da sıcak alt tonlusunuz muhtemelen..

+Bir yandan aynaya bakarken diğer taraftan da yüzünüzün yanına parlak pembe renkli bir bluz, havlu ya da bez parçası yerleştirin..Sonra bunu parlak turuncu renkli olanıyla değiştirin..Hangisinin daha ışıltılı/canlı durduğuna karar versin şimdi de..Pembe diyorsanız soğuk; turuncu diyorsanız da sıcak alt tonlusunuz büyük ihtimal..

Ok, fondötenimizi de bu tüyolar ışığında en azından çene kısmımızda denemek üzere -bakın bileğinizin iç kısmından uzak durun diyor işi bilenler- 3 ya da 4 seçeneğe indirgeyip deneme yanılma faslına geçiyoruz ve ciltteki duruşunu da yine muhakkak gün ışığı altında kontrol edip nihai seçimimizi yapıyoruz!

*Fondöten seçimine göre 1-2 alt ton daha açık bir kaç kapatıcıyı çenenin alt kısmında test edip onaylamaya geldi nihayet sıra..Seçim kısmına karışmıyorum neyseki! 🙂

Kapatıcının Uygulanışı:

  • Kapatıcıyı cilde uygulamadan önce işimize en çok yarayacak tüyo cildin yıkanıp nemlendirilerek uygulanışını kolaylaştırmak
  • Ciltteki leke ve koyulukları gözden kaçırmamak adına boya badana işine gün ışığı altında girmekte fayda var
  • Makyaj ustaları kapatıcının alt kirpiklerin hemen altından göz çukuruna kadar minik noktalar halinde -belki bir makyaj çubuğu ya da fırça yardımı ile-uygulanmasını öneriyor..Cilde ise asla ovuşturmadan, çok hafif darbelerle ve daha hassas uygulama şansı verdiği için orta parmağımızın ucuyla ya da minik uçlu-sık kıllı-doğal kıllardan yapılmamış bir fırça yardımı ile cilde nüfuz ettirmemizi de öğütlüyorlar..Sağa sola ovuşturacak yedirmeye çalışılırsa gözün hassas derisine zarar verebilir ya da kapatıcının silinip cilt çizgilerinize dolmasına neden olabilirsiniz diyorlar..Yedirme işlemi de dıştan içe doğru yapılmalı dediklerine göre..
  • Kapatıcının parmak ya da bir makyaj pamuğu yardımı ile yüz estetiğinizi bozduğunu düşündüğünüz bölgelere de uygulanması lazım geliyor; çene, burun ve ağız çevresindeki kırmızılık ya da koyuluklar da buna dahil..Yumuşak hareketle yedirilen kapatıcının daha sonra bir müddet kurumaya bırakılması, gerekirse ikinci bir katın geçilmesi öneriliyor; ikinci ve son kat!
  • Bazıları için sadece gerekli bir kaç noktada kapatıcı kullanmak yeterli gelebildiğinden, kapatıcının fondötenden önce ya da sonra kullanılması hususu tamamen cildin ihtiyacına ve kullanılan malzemenin türüne göre belirlenmeli imiş..Hakkında ayet yokmuş özetle! Hangisinin daha iyi netice vereceğini deneme işi de bize kalıyor bu durumda..Yine de ağır basan görüş araştırdığım ve denediğim kadarıyla göz altı halkalarının kapama amacıyla kullanılacaksa kapatıcının fondötenden önce; cilt lekeleri ve aknelerin kapatılması amacıyla kullanılacak ise de fondötenin kapatıcıdan önce kullanılması yönünde; aksi halde fondöten aşamasında kapatıcı silinip gidiyor..
  • Kapatıcılardan yana okuyup işittiğim en yoğun şikayetler kalıcı olmamaları ve göz altı çizgilerine dolup cildi olduğundan daha yaşlı göstermeleri şeklinde sıralanıyor..Bu olumsuzlukların önüne pudra yardımı ile kapatıcıyı sabitleyerek bir nebze olsun geçebilmek mümkün esasında..Ancak kullanılacak olan pudra cilt tonumuzdan koyu olmamalı zira kuru toz formdaki pudra ıslak kapatıcıyı daima koyulaştırıyor..Ben şahsen transparan pudra kullanmayı tercih ediyorum ihtiyaç durumunda..Öte yandan pudranın doğal kıllı olmayan kabarık bir fırça ile sürülmemesinde de fayda var aksi halde cilt çizgi çizgi üç vakte kadar yollara işaret ediyor! Çizgi çizgi görünümdeki kabahati esasında biraz da kullanılan ürünün miktarında aramalı; genelde ürün fazla kaçtığında çizgileniyor sanki..Hem fazla kaçan miktarı seyreltmek hem de mat bir görünüm vermek adına kapatıcı uygulanan kısmı kağıt bir havluya emdirmek iyi bir fikir olabilir..
  • Kapatıcılarla ilgili öğrendiğim bir diğer püf nokta da rastgele her kapatıcının göz altında kullanılamayacağı..Çünkü piyasadaki kapatıcılar kamujlaj amajlı olanlar ve göz altı kapatıcıları olmak üzere ikiye ayrılıyor ..Buna göre göz altındaki halkaları ve koyulukları göz altı kapatıcısı ile kapamak; ciltteki kızarıklıkları ve benzeri cilt kusurlarını ise kamujlaj sağlayacak kapatıcılılarla kapamak gerekiyor..
  • Çevremdeki insanlar arasında kapatıcıların kırışıklıkları kapama amacıyla ama beyhude çabayla kullanıldıklarına şahit oluyorum..Kırışıklarını kapatıcıyla kapatmayı başarabilen var mı bilinmez ama kapatıcı yerine göz kremi, aydınlatıcı ya da bir makyaj bazı ile bu çizgileri doldurmak daha makul..Zaten kapatıcının çizgilere dolmasının nedeni uygulanmış olduğu bölgede tutunamamış olması..Bir diğer mesele de kapatıcıyı direkt çizgilerin üzerine uygulamak..Oysa kapatılmak istenilen koyu ya da kızarık bölgeye uygulanmalı..Bu hususta şahit olduğum bir diğer durum, kapatıcının parmak yardımıyla sağa ve sola yayılarak yedirilmeye çalışılması; bu durum sadece ürünü çizgilere doldurup onları belirginleştirmeye yarıyor oysa..Ürünü fazla miktarda kullanmak da yine çizgilenme ve kırışıkları açığa vurmanın bir diper yolu! Son olarak, cilt rengimize göre fazla açık kalan renkteki ürünler de çizgilenmeyi artıran bir diğer neden..

En nihayetinde gelelim ürün incelememize;

MAC Minaralize Concealer/Mineralize Kapatıcı:

2012-02-19 22.28.02_filtered

Sahip olduğum ürün malesef bu yukarıdaki bilgileri edinmeden evvel “allaha emanet” bir yöntemle seçilmiş olduğundan şimdilerle cilt tonumla uyuşmadığına kani olup bir kenarda “mamülen” emekliye ayrılmış durumda..Belki bir gün de çok açık renkte bir kapatıcı alırım da kazara ikisini baş göz ederim, kimbilir!

Bu ürün esas itibariyle orta düzeyde kapatıcılık ve natürel ışıklı bitiriş sağlayan bir ürün..”Bitiriş” ten kasıt, ürünle işiniz bittiğinde ciltte natürel ışıklı bir görünüm bırakması ardında..Ben mat bitiriş vadeden ürünleri daha şık buluyorum; kapatıcılık vadediyorsa aynı zamanda da!

20121125_153544

Çizgilere dolması şeklinde bir probleme ben de şahit oldum; uygulama öncesi cildi kremlemek ve sonrasında da transparan bir pudra ile sabitlemek çizgilenmeyi hafifletiyor..Çizgilenmeyeydi eyiydi diyorum yani!

Kapatıcılığı vaadine uygun biçimde fazla yoğun değil..Kapatılacak şeyleriniz varsa bu ürün size göre değil..

Kalıcılığa gelecek olursak, bir kaç saat içerisinde formunun bozulduğuna şahit olmuşluğum vardır..Gün içerisinde tazelemekte fayda var..Külkedisi olsa bu ürünün yüzüne bile bakmazdı!

Ürünün güzel yanı 15 renk seçeneği birden sunuyor olması; ama içimizden bazıları(!) bu kadar renk seçeneğine rağmen yine bodoslama gidip yanlış renk seçimi yapabiliyor işte!

Ürünün kapağıyla pek çoğu gibi kafayı bozanlardanım..Kauçuk gibi bir malzemeden imal edilen kapak kirli tozlu ellerle dokunulmaya asla gelmiyor..Yapışan üzerinde kalıyor kapağın!

Fırçalı aplikatör ise gayet şık ve kullanışlı olmuş..Gerçi ürünün dibine doğru kutusunda kalan ürünü mundar etmemek adına kutuyu patlatmak gerekebilir!

Gramajı çok düşük..5 gr dediğin şuncacık şey!

52 TL fiyat etiketli ürünü ancak ve ancak hafif/orta düzeyde kapatıcılıkla mutlu olabilecek ve uzun saatler boyu makyajla gezmeyecek makyaj severlere önerebiliriz sanırım..

Bebe Kremi Değil, BB Krem Dosyası..Garnier BB Cream vs Nivea BB Cream – Garnier Nivea’yı Döver mi?

0

Özellikle son bir-iki yıldır dalga dalga yayılan BB Cream çılgınlığından haberdar olmayanımız olmasa gerek..İlk kez Gratis’in rafında Garnier markası etiketiyle farkettim ben bu ürünleri..O günlerde BB Cream’ın adını sanını duyan pek yoktu..Ama kısa sürede piyasa onlarca markanın BB Kremleriyle doldu ve hatta alıp kullanmayanı döver oldu kozmetikçiler 🙂

Peki bu BB Cream’i bu denli popüler kılan nedir..? Neyin nesidir bu BB Kremler? Bazı kozmetik firmaları Blemish Balm, bazısı Beauty Balm ve bir kısmı da Blemish Base adı altında piyasaya sürüyorlar bu kremleri..İsimleri farklı olsa da amaçları ya da kullanıcıya vaatleri ortak bu kremlerin; kozmetik anlamda birden fazla fonksiyonu yerine getirme ortak paydasında bu ürünler nemlendiricilik, SPF Koruması, hafif düzeyde kapatıcılık ve hücre yenileme gibi iyileştirici etkileri de formüllerinde barındıran etkilere sahipler..

Piyasada çoğu kez BB Cream olarak adından bahsedilen ürünlerin sıklıkla renkli nemlendiricilerle karıştırıldığı da bir gerçek; oysa BB kremler renkli birer nemlendirici olmanın ötesinde cilt yenileyici ve iyileştirici olma gibi medikal addedilebilecek bir bonusa da sahipler..Bu kremler esas itibariyle iki şekilde kullanılabiliyor; bizzat çıplak cilt üzerine renk düzenleme/ışıltı ve aydınlık verme amacıyla ya da makyaj altına baz olarak..Tercih size kalmış..

Piyasada artık onlarca marka altında satılan bu kremlerden 2-3 tanesini henüz denemiştim ki bir gün ayna karşısında adeta bir sırra ermişçesine bu ürünlerin katiyen bana göre olmadıklarına karar verdim; nedenine de birazdan geliyorum..Az Sonra!

Garnier BB Krem: Anımsıyorum da, bu ürünü ilk kez bir yaz akşamı Gratis mağazasının rafında farketmiş olmam dolayısı ile sanırım; Medium rengini tercih etmiş, ancak bronzluğum yatsıya kadar dişini sıkamadığı için cildime on kat koyu gelen kremle elimde kalakalmıştım..

garnierRenk..Güzel yerden girdim doğrusu..Halihazırda Light (Açık) ve Medium(Orta) olmak üzere iki renk seçeneği ile piyasaya sunulan ürünü belkide her iki renk seçeneğinden de birer tane alıp bunları farklı oranlarda karıştırmak koşuluyla tenimize anca uydurabiliriz! İki renk seçeneğiyle cilt rengini yakalamak ciddi sıkıntı zira..

Kıvamı oldukça akışkan kremin, cilde uygulama ve yedirmede problem yaratmıyor..Ancak kötü bir huyu var ki, özellikle de yaz güneşi altında birkaç saat içerisinde şakır şakır parlayan bir ciltle kalıveriyorsun ortada..Bu kremi tıpkı krem fondötenlerin büyük bir kısmı gibi yaz sıcağında hele de bolca kullanmak pek de iyi bir fikir olmayabilir; bırakın parlamayı, birkaç saat içerisinde cilt resmen dışarı atıyor kremi, hem de yağ sökücüde çözünmüşcesine! Ürünü deniz ve havuz gibi “sulak” ortamlarda da kullanmamakta fayda görüyorum; yoksa çakma Arap Bacı misali şapka düşer kel görünür mazallah!

Gelelim kapatıcılığına; cilt tonunu dengelemek adına ürünün gerçekten çaba gösterdiği ve sınıfta bırakılmayı asla hak etmediği aşikar ancak ufak tefek renk bozukluklarını tolere etmenin ötesinde kızarıklık, leke, akne vb. cilt bozukluklarınızı örtmesi gibi bir beklentiniz de var ise bu krem katiyen derdinize derman olmaz bilesiniz..Cilt tonunu dengelemek adına vaadini yerine getiyor yine de, hakkını yemeyelim..

Bu ürün aynı zamanda hain güneş ışınlarına karşı da 15 koruma faktörüyle taçlandırılmış..Koruma faktörü konusu halen pek çoğu için büyük muamma esasında..Bahaneyle bir kez daha gözden geçirmiş oldum ben de: Hiç kendinize sordunuz mu, SPF ne demek? SPF, Güneş Koruma Faktörü yerine geçen evrensel bir kısaltma öncelikle..Bir ürünün SFP’si ne kadar yüksekse, o ürün sizi güneşin altında kavrulmaktan o denli yüksek SÜRE kollayacak demektir..Misal, diğer unsurları(günün saati, cilt tipi, su, ter vs.) ihmal edecek olursak, normal koşullarda 10 dk içerisinde yanmaya başlıyorsa teniniz, 15 koruma faktörlü bir ürün bu süreyi 10 kat uzatacak; dolayısıyla 150 dakikayı bulacak demektir yanıp kavrulmanız (15×10)

Şimdi esas konuya dönecek olursak; BB Kremler formülleri gereği kapatıcılık anlamında çok büyük iddialarla üretilen ürünler olmadıklarından, kapatıcılıklarını yetersiz buluşumuzu bir kusur olarak göremeyiz ancak şayet önümüze konulan AÇIK renk seçeneği Polak olmamamıza rağmen cilt rengimize uymuyorsa bu bir kusurdur..Benim ürünü tercih etmememdeki neden ise öncelikle beyaz tenimin yazın çil istilası altında bir de kızarıklarla başını belaya sokmasıdır ki bu durum en babayiğidini bile benim için hükmen mağlup sayacaktır bu kremlerin!

Kremi denemek isteyenlere tavsiyede bulunmakla yetineceğim dolayısı ile; yaz güneşi altında kat kat sürülüp çıkılması durumunda insanı bunu yaptığına bin pişman edeceği konusunda uyarmak isterim tekrar..Öte yandan suya sabuna dokunduğunuz anda Külkedisi’ne döneceğinizi de göze alarak çevirmelisiniz musluğu her seferinde..Bunların haricinde cilde nüfuzu olsun, homojen dağılışı olsun, efendime söyleyeyim nemlendiriciliği olsun gayet tatminkar bir ürün..16,90 TL’lik fiyatı ile de “kullanıcı dostu” üstelik! Bu ürünü özellikle makyaj yapmaya yeni başlayan minik hanımlara; belli belirsiz ton bozuklukları haricinde cilt kusuru taşımayanlara, makyajdan haz etmedikleri halde ciltlerinin canlı görünmesine itirazı olmayacaklara önerebilirim..

Nivea BB Cream: Light (Açık)ve Medium to Dark (Orta – Koyuya Dönük)olmak üzere bu marka da yine iki renk seçeneği sunmuş ürünün meraklılarına..Ben şahsen ve mecburen Light yani açık tonlu olanını tercih ettiysem de görüyorum ki Nivea ya açık renk ten görmemiş, ya da hiç kötek yememiş! İlk başta kıvamını yoğun bulduğum için epey hoşuma gitti ürün; zira kuru cilt tipine sahip olduğum için yoğun kremler istinai durumlarda hayal kırıklığı yaratıyor bende, ancak cildimin bu kıvamı emmemek konusunda gösterdiği inada şahit olunca kıvamıyla daha ilk anda üzmüş oldu beni..Kremle ilgili bir diğer problemi de homojen dağıtma daha doğrusu dağıtamama konusunda yaşadım..Sanki tüpün içindeki BB Krem değil de bilmem nerenin şifali güzellik çamuru! Bir diğer hayal kırıklığını da turuncu hatta tupturuncu alt tonlu ürün yüzümde kiremit tozu gibi parlayınca yaşadım..

nivea1

Ama o kokusu yok mu..Klasik Nivea kokusuna benim gibi ayılıp bayılanlardansanız kokusunun eşsiz olduğunu söyleyebilirim..Şayet cilt yapıma/tonuma uygun olduğunu görseydim kesinlikle zevkle kullanabileceğim bir ürün olurdu ancak bu işler kısmet işi! Yine de zayi olmasına razı olamadığım ürünü sırf o kokusunun yüzü suyu hürmetine ellerimde kullanıyorum! Keşke Nivea bizi duysa da ürünün yoğunluğunu biraz seyreltip sarımtrak/bej tonlarda olanlarını üretse bu kremlerin..

nivea2

20130323_162005-001

Nivea BB Krem fiyatı ile kullanıcı dostu hatta kankası; 19,90 TL’lik fiyatıyla her makyaj çantasına girebilecek bir ürün zira..