My Name Is DANGER!

0

20130405_154620-001p

Reklamlar

Flormar Terracotta Matte, Canım İster White Chocolate Cafe Latte..

2

O zamanlar kaş altı ve göz çukuru için kullanmıyordum belki ama ta lise yıllarımdan gelir benim beyaz farlara olan zaafiyetim..Şimdi anımsadım, farkında olmadan yüzümde ve göz altlarımda aydınlatıcı olarak kullanıyordum ben onları 🙂 Yoo Bülent Ersoy gibi değil! Vallahi değil!

Beyaz/krem rengi far ya da pigmentlerin yüzüme verdiği aydınlık hissini seviyorum..Hoş bir kontrast yaratıyorlar makyajla bana göre..Tabi aydınlığa ereceğim diye tüm göz bölgesine yerden tavana banada yapmanıza da gerek yok; kaş altı ve göz çukurunu aşmadan da aydınlanmak mümkün!

Kullanmakla bitirebildiğim tek farların bu amaçla kullandıklarım oldu; kötü kalpli kız kardeşimin (kalp iyi de el kol sakar!) musallat olup her aldığı yere bırakışında un değirmeninden dönmüşcesine tuzla buz olanları saymazsak en kötü ihtimalle bir – bir buçuk sene gitti her biri..Usulen her seferinde farklı markaların ürünlerini deniyorum; renkli kozmetik ürünlerinde böyle anlamsız bir takıntım var nedense :S

Bu sefer de Flormar’ın Mat Terracotta serisine çıktı piyango..Terracotta ne demekti, terracotta ürünlerin özelliği neydi anımsayalım mı?

Kelime anlamı itibariyle fırınlanmış ya da pişirilmiş toprak anlamlarına geliyor Terracotta..Bildiğim kadarıyla fırınlama işlemine yönelik bir kaç yöntem bulunsa da gele itibariyle güneş ışığına maruz bırakılarak ürünlerin renk pigmentlerinin yerine oturması ve yumuşak bir form kazanması sağlanıyor bu ürünlerde..Terracotta bir göz farıyla, ürünün ıslak ve kuru kullanımına bağlı olmak üzere iki farklı görünüm elde etmek mümkün; Islak kullanım daha çarpıcı ve yoğun renkler elde edilmesini sağlarken, kuru olarak uygulandıklarında ise daha yumuşak renkler ve daha doğal bir görünüm elde edilmiş oluyor bu tarz ürünlerde..Bu ürünleri fırınlamaktaki amaç ise onlara çalışılması daha kolay bir form kazandırmak ve pigmentlerin oturmasını sağlayarak daha kalıcı olmalarını sağlamak..

Kullanım şekillerine gelince; terracotta bir göz farını yukarıda da bahsetmiş olduğum üzere daha cesur ve çarpıcı görünümler elde etmek için ıslak ya da gündelik/doğal görünümler elde etmek üzere kuru olarak yani iki farklı şekilde kullanabilmek mümkün..Islak kullanmak dendiyse ürünü musluğun altına tutmak anlaşılmamalı tabi; ürünü ıslatmamakta büyük fayda var; onun yerine fırça ya da aplikatörü ıslatıp bu şekilde uygulamak çok daha sağlıklı ve mantıklı..

Perde açılsın o vakıt;

20130326_160422

Terracotta ürünler aşınmaya karşı yapıları gereği mukavemeti yüksek ürünler, dolayısıyla ekonomik ömrü uzun olacağa benzer bu yavrucağın..

20130326_162753

Kutusunun içerisindeki aynaya dikkat çekmekti sözde maksadım ama yansımadaki 8M kamerayı montajda atabilecek olursanız kapağın üst/iç kısmındaki ayna da yoklukta gideri olan cinsten..

20130326_163153

Şimdi gelelim ürüne..Dediğim gibi kaş altı ve göz çukuru gibi bölgelerde aydınlatma yapma maksadıyla ve kuru haliyle kullanıyorum genellikle ben bu ürünü..Bazen tüm göz kapağıma baz renk olarak uygulayasım tutuyor çünkü balık hafızam ürünün göz kapaklarının kırışıp buruştuğu yerde toplanıp birikme yaptığını unutmuş oluyor..Öte yandan ürünü bir kaç kez -Abdurrahman Çelebi niyetine- aydınlatıcımın yanımda olmadığı zamanlarda elmacık kemiklerimde filan kullandım ve neredeyse MAC’in Pearl’iyle aynı görünümü elde ettim 😉 Bu arada adı “Mat” olsa da terracotta yapısından ötürü klasik mat farlar gibi mat bir yapıları olmadığını da eklemeliyim..Dolayısıyla hafif sedefli bir yapısı var bu serinin..

22,75 TL’lik ürünün renk seçenekleri ise;

Tam ekran yakalama 23.04.2013 230205

Kaynak

Son olarak Zaytung’dan bomba bir Son Dakika Haberi..Tıklayıver Çekirge..

Bohemian Rapsody..

0

sıfat Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk)
Gecenin bu saatinde bohem arkadaşlarımın bulunabilecekleri büyük bir birahanenin kapısı önünde durdum.” – P. Safa

Kaynak

İş bu Bohem tarzdaki yelek kirli çıkısından çıkı çıkıveren %100 hakiki annecik artık ipliklerinden, tamamı tığ işi olmak üzere imal edilmiştir..

20130418_161046

20130418_161107

Loreal’ın Altın Madeni..

0

Bir süredir piyasada gözüme ilişen altın rengi göz  farlarının üzerine bir Leprikon (Altına düşkünlüğüyle bilinen mitolojik İrlanda menşeili yeşil üç harfli {hihihih} tarafından hipnotize edilmişcesine atılıyorum :S Velhasıl-ı kelam, atlaya zıplaya nihayetinde aradığımı buldum!

20130326_160542-001

Adı gibi tam bir “altın madeni”..Işığın ve güneşin altında bütün ateşböceklerini başınıza toplayacak türden parıl parıl, ışıl ışıl bir yansıması var..Yapısı ise sıkıştırılmış toz far görünümünü andırıyor..

20130326_160800

Bu koruma bandı şeysi ne menem şeydir arkadaş! Keşke abartsaydınız; kundaklasaydınız selo bantla ürünü baştan aşağı da tam olsaydı! Kozmetik firmalarını bazen anlayamıyorum; bunu Maybelline de çok sık yapıyor; bu bant işgüzarlığını yapan ithalatçı firma mıdır yoksa dağıtıcısı mıdır markanın bilemiyorum ama her kimin parmağı varsa bilsin ki ürünü alma konusunda tereddüde bile düşürüyor beni sinirimi zıplattığı için; siz o bantları ürünün büyük bir kısmını kapayacak şekilde yerleştiriyorsunuz ya, biz bu ürünleri satın aldıktan sonra eve gelip de bandın değdiği yerdeki o yapış yapış iz yerlerini gidermek için ne çareler düşünüyoruz! Asetonla siliyoruz, yüzeyi matlaşıp deforme oluyor; sabunlu sıcak su yapıyoruz beş para etmiyor; kolonya ıvır zıvır derken saatlerce bizi o bant izleriyle boğuşturuyorsunuz! Lanet olsun kalsın bari bant izleri desek, yazın havada asılı tutulan o mide bulandırıcı sinek yapışkanları gibi her bulduğu şeyi üzerinde topluyor ürünler..Bilseniz arkanızdan kulaklarınızı ne çok çınlatıyoruz! Bu arada, yıllardır denemediğim şey kalmadı bu bant izleri konusunda ve nihayet işe yarar bir şey buldum; Neft yağı! Çam terebenti olarak da satılan bu petrol türevi ürünle bant izlerini kozmetik ambalajlarına zarar vermeden bir pamuğa dökeceğiniz az miktarda ürünle giderebilirsiniz..

20130326_161708

Ürünün kapağını çevirip açtığınızda altından kaşe şeysi gibi ya da kağıt mührü gibi bir zamazingo çıkacak..Bu kesinlikle atmamanız gereken bir muhafaza; ürünün sıkıştırılmış yapıda bir formu olduğunu söylemiştim; zannediyorum zamanla sağa sola çarpılıp da formunu yitirmesin diye bu tarz pratik bir yol düşünülmüş..

Bir yandan bu yazıyı yazarken diğer yandan da ürün kavanozu parmaklayıp parmaklayıp krem gibi elime yüzüme filan sürüyorum; evet gayet psikopatça! Tenimiz böyle parıl parıl mı olsaydı keşke diye düşündürtüyor bu harikulade ışıltılar beni 🙂

Bu ürünle ilgili esas başka bir noktaya dikkat çekmek lazım; 24 saat kalıcılık vaadine; Ürün çizgilere dolmayacağı ve su geçirmeyeceği yönünde gayet iddialı..24 saat gözümün üzerinde tutmadığım için yorum yapamıyorum bu kısmına ama yüzümde kaldığı süre zarfınca deforme olmaksızın kalıcı bir duruş sergilediğine şahsen kefilim..

20130326_161754Bu ürünü ben göz çukurumda da kullanıyorum; bir pencil brush marifetiyle göz çukurumda harika bir parıltı yaratıyor; beyaz ya da gümüş renkteki sedefli farlar da yine göz çukurunuzda harikalar yaratabilir; muhakkak denemelisiniz..Özellikle de beyaz renkte sedefli ama tortu bırakmayacak bir ürün seçebilirsiniz bu iş için..

Tendeki duruşuna gelelim son olarak da..

20130419_143304Yukarıdaki fotoğrafta sanki mutfak tezgahının üzerine saçılmış mısır unu gibi görünüyor ama ürünün rengi cidden muazzam..Yoğun pigmentli ve ışıltılı yapısı dolayısıyla fotoğraf karesine tam olarak yansıtamadım rengini sanırım 🙂

Paradan mı haber haber vereyim? 25,95 TL’lik fiyatı ile pek de ucuz bir seçenek sayılmaz ama nasılsa arada indirime giriyor; teker teker kapmalı diğer renklerini de tez elden! Her girdiğim kozmetikçide üşenmeden kampanyası var mı diye tüm standlarını geziyorum şahsen 😉

Herkes Mersin’e Zat-ı Alim Tersine! : Essence Smokey Eyes Set..

0

Bu setlere ilişkin yer gök övgü dolu ürün inceleme yazısıyla doluysa da mükerrer defalar yaptığım AR-GE çalışmaları gösteriyor ki “Kral Çıplak” arkadaş! Ürün hakkındaki tümevarımsal tüm o olumlu yorumlara inat gibi olmasın ama işte “görürkişi” raporum..

Sağda solda gri ve kahverengi setlerin dışında bir de yeşil ve eflatun setlerini görüyorum serinin ama zannediyorum o seçenekleri bizim sınır kapılarını geçemedi henüz..

Antrasit tonlardaki ilk setle başlayalım..

20130419_143949

Gri benim yeşilden sonra gözümün en hassas olduğu renktir; algıda acayip derecede yeşil ve gri seçiciyim bu arada! Dolayısıyla bu smokey paleti kaptığıma pek sevinmiştim; ta ki kullandıktan sonra beni “smokey” den çok “smoker” gibi gösterdiğine şahit olana dek..Kömür karası gibi yüzümü köşe bucak geziyor, durduğu yerde sabitlenmiyor bir türlü meret! (bazsız kullanıldığında)

Kahverengi tonlardaki setle bu set arasında formülasyon açısından fark -kimyasal anlamda- var mı bilemiyorum ama bana öyle geliyor ki gri tonlu sette sanki malzemeden çalınmış gibi bir vaziyet var: Bir kere gri olan diğerine göre çok daha fazla tozlaşıyor fırçaya alınırken ve kalıcılığı da diğerine kıyaslayacak olursak kalmayıcılık olarak ifade edilebilir..

Gri setteki antrasit ton sedefli yapısıyla ilk bakışta ışıl ışıl harika bir duruş vaad ediyor; amenna..Ama bazsız (MAC Painterly Pot kullanıyorum baz olarak far altına) kullanma gafletine düştüğüm bir kullanım sonrası göz makyajımın ben daha evden çıkmadan göz kapağımda toplanıp greve gittiğine şahit oldum! Ha derseniz ki akşam bir de makyaj temizleme zahmetine girişmeyeyim uçsun ziyanı yok, hay hay buyursunlar o zaman kuru fırça ile bazsız kullanıma devam 😉

Kahverengi farların yeşil gözlerde gövel ördek etkisi yarattığını keşfettiğimden beri onları da çok seviyorum! Bu setin gri olana göre daha pigmentli olduğu kanısına psikolojim mi yoksa bizzat ben mi vardım emin olamıyorum ama bunun daha az tozuttuğu somut bir gerçek; tozutan farlar yüzünden tozutacağım mazallah bir gün :s

2012-06-07 08.43.49

Ürünleri setin içerisinden çıkan fırça uçlu aplikatörlerle uygulayanını bulursam alnından öpeceğim, duyurulur..Benimkilerden birini şeytan aldı götürdü ve kimbilir ne şeytanlıkla satabildi ki hala kayıp ortalıkta yok! Aplikatör kullanmayı bırakalı çok uzun zaman oldu doğrusu; cok zorda kalsam adamakıllı tutamam desem yeri; direkt fırça ile uyguluyorum o yüzden bu tarz ürünleri..Bu setleri direkt olarak kuru fırça ile uygulamaya kalktığımda koca bir toz bulutu da benimle birlikte zengin kalkışı yaptı bu arada..Eskiden yerleri süpürürken toz kalkmasın diye su serperdi konu komşu evinim önüne..Ben de hatırıma bunu getirip fırçamı ıslak bir mendille hafifçe nemlendirerek ikinci bir deneme daha yaptim: Sonuç yoğun ve homojen biçimde uygulanmış bir far! Nemli fırçanın ürünler üzerindeki marifetini gördüğümde “terracotta mı la bunlar..” demedim de değil doğrusu içimden..

Hemen gösteriyorum;

20130422_183929

Bir de nemli fırça ile deneyelim;

20130419_144824

20130419_144617

Ürünleri bu şekilde nemli fırça yardımıyla hele bir de baz üzerine uygulayacak olursanız 7-8 saat kadar süblimleşmeden kullanabilirsiniz zannediyorum; kendi tecrübemden yola çıkarak söylüyorum bunu..

Öte yandan kuru fırça ile çıplak tene (baz ürün kullanmaksızın) uygulama yaptığımda, hem ürünün kısa bir sürede silikleştiğine hem de çizgilere dolup göz kapağımda toplandığına tanık oldum..

Setteki eyeliner varsın onu es geçtiğimi düşünsün; ona da edecek bir iki çift lafım var esasında; kardeş neden sanki dalgınlık eseri sıcak suyla hazırlanmış hazır çorba misali topak topaksın sen öyle? Nemli fırça yardımına yetişmese mazallah halin duman..Hem kim koydu seni öyle destursuz kapaksız o sete, yazık değil mi kurur gidersin üç beş vakte..

Eyeliner demişken; setteki far ve eyeliner arasında belli belirsiz bir ton farkı yerine eyeliner fardan bir kaç ton daha koyu üretilmiş olsaydı zannediyorum daha isabetli olurdu..

Bu ürünleri 8,99 TL’lik süpersonik fiyatları ile Gratis’lerden temin edebilmek mümkün bu arada..40 tane kusur bulmuş gibi oldum ama kötü malzeme diye bir şey bana göre; uygun bir kullanımla en kötü malzemeyi cevhere; yanlış bir kullanımla da çöpe çevirebilmek mümkün, şahsi fikrim tabi bu 😉

L.a. Havle L.A.Colors

0

Hakkında özellikle de ecnebi bloglarda yazılıp çizilen onca olumsuz yoruma rağmen afili marka adı ve “artiztik” koleksiyon isimleri ile kendini çatır çatır sattırmayı başaran bu seriye “ladesçi” adını koymalıydılar esasında..;) Bildiniz ben de bile isteye lades olanlardanım! Onca insan malzemeden anlamıyor(!) ya bir de ben bakayım dedim zaar 🙂

Serinin mevcut “ladesçi” lerine bir göz atalım önce; {Bette de fena değilmiş sanki..} Bana bak vallahi paralarım seni iç ses!Tam ekran yakalama 18.04.2013 222646

Ben satın aldığım ürünü şu meşhur alışveriş sitelerinden birinde kampanyadayken kapmıştım..O sıra sağda solda o kadar sık çıktı ki bu marka önüme, alacağım vardı demek..

2012-04-28 09.09.15

Öncelikle renk yoğunlukları pek çok kişiyi tatmin edebilir düzeyde olabilir ancak benim için en önemli kriter tatmin edebilir düzeyin çok daha üzerinde, yoğun pigmentli olmaları..Dokandırdığım yeri ateşe verecek bir turuncusu yok misal o anlamda bu paletin..Laf aramızda hafif makyaj yapmayı seven bir arkadaşıma hibe ettim bayıldı gitti yavrucak 😉

Renk yoğunluklarının -bana göre- düşük olmasının dışında bu palet, mat ama içerisine keyfekeder simler serpistirilmiş 10 adet fardan oluşuyor ve serseri mayından hallice bu simler sanki paletle hiç alakaları yokmuşcasına kafalarına göre sağa sola uçuşup insanı dert keder sahibi ediyorlar..Bu deli fişek simlerin gazabından şikayet etmeyen yok gibi ama Allah biliyor MAC Paint Pot’uma güvendim ama o bile ıslah edemedi bu simleri varın siz düşünün..Muhtemelen sim olayını abarttığımı düşünüyorsunuz; şöyle anlatayım o vakıt, şimdi mat bir far tasavvur edin gözünüzde..Onu havanda bir güzel dövüp toz haline getirdiğinizi ve içerisine laftan anlamayan cinsinden iri simler atıp toz farı presleyerek tekrar katı hale getirdiğinizi düşünün..İşte emin olun o simler farı her fırçaya alışınızda havada sapla samanın birbirinden ayrılması gibi fardan ayrı düşüp ağzınıza burnunuza girecekler..Erol Evgin’in vurgusuyla “İşşteee öööylee bir şeeyy..”

Velhasılı kelam, bu ürün benim hoşafıma pek gitmedi; yerinde duramayan simler lenslerimi gıcık etti ve de akşam yeline de vermedim kendimi ama yüzümde de fazlaca durmadı uçtu gitti..Bu hikaye de burada bitti 😉