Duygusallıkta Son Nokta: Meraklısına Konsept Pasta!

2

Siz hâlâ  Nuh Nebi devrinden kalma aynı klâsik modelleri yıllar yılı “kopyala/yapıştır” satan mahalle pastanenize koşadurun; eloğlu konsept pasta ve kurabiyelerle davetlerde düşman çatlatıyor!

-” Ee bu konsept pasta neyin nesidir blogçu’anım..Eee duyan var duymayan var..

-Blogçu’anım: Bu pastanın konseptlisidir..”

Şeklinden şemaline, tadından boyutuna her ayrıntısına sizin karar vereceğiniz; hikâyesi hayalgücünüzle sınırlı pasta ve kurabiyerin dünyasında yaşar bu konsept pastalar..Hikâyesi anlatılanı da o hikâyeyi yazanı da özel ve güzel hissettirir..Hoş ve özel jestler yapmak isteyen acemi ve amatör tüm aşk böcüklerinin, bilimum eş-dost ve akrabanın  hatta intikamı soğuk yenen bir “duygusal pasta” belleyen tüm tatlı düşmanların kötü ve dar gün dostu, can kurtarıcısıdır bu el emeği göz nuru hamurzadeler..

Herşey bir kırmızı Bikini ile başladı..

2012-03-15 16.00.06

Bu muzip bikinili kurabiye -muzipliğine aldanmayın- “tamamen duygusal” bir konseptle yaratıldı 🙂

Derken günün birinde en kıymetli kankitomun doğum günü geldi çattı..Panik içersinde naif ama hoş bir doğum günü jesti arayışındaydım ki bu duygusal kurabiyenin mucidi hızır gibi imdadıma koştu yetişti 🙂

Şen bir telefon görüşmesiyle keyifli bir kurgu yaptık beraber..Kararsızlığımın yerini daha ilk dakikalardan itibaren güven ve merak aldı..Kankitomlun yaş günü pastasıyla ilgili telefon görüşmemize kulak veren biri beni kesin bir özel dedektifle görüşüyorum zannederdi 🙂

Ve bakın o görüşmeden nasıl bir da eğlenceli bir netice çıkardı duygusal mucidimiz;

duygusalpasta

Netice mi..Bu Duygusal Pasta yemeğimizi yediğimiz teras katında “el üstünde” gelirken ona merakla bakan gözleri görmeliydiniz..Hele masaya geldiğinde bizimkilerin yüzündeki o tebessüm gerçekten görülmeye değerdi 🙂 Emeğiyle yüzümüzü güldüren mucidimizin kulakları çınlasın; “iyi ki akıl etmişim!” dedirtti doğrusu..Gecenin pastadan sorumlu bakanı olarak da yüzümün akıyla çıkmış oldum velhasıl..

Bu “çılgın mucit” bakın yılbaşı için ne cici bir jest yaptı bana;

19.12

Mucidimizin renkgarenk desen desen dünyasına bir göz atmak isteyenler iki adım öne çıksın!

Duygusal Pasta

Reklamlar

Sephora (Sefora)’nın “Tam İkramlık”Yılbaşı İkramiyesi..

0

Esasında bu “hepsibirarada” makyaj setleri ezelden beridir bir önyargı unsurudur bendeniz için: Bilirsiniz, adettendir; bu tarz kombine makyaj setleri bir heves alınır önce; sözüm ona hepsi-bir-arada oluşları başımızı göğe erdirecektir..Her eve lazımdır..Gel gör ki, o setlerin başına oturduğunuz ilk anda tozu dumana katan düşük kaliteli/ renk vermeyen farlarla, hepsi birbirinin aynı/parlatıcıdan öteye gitmeyen  gres yağından hallice rujlarla ve bini bin para hayal kırıklıklarıyla kalakalırsınız ayna karşısında..Demem o ki, makyaj setleri cin olmadan adam çarpar arkadaş; %99.9’u para tuzağıdır..Tecrübe yalan söylemez!

Gel gelelim Sephora’nın kaide bozan, kaidesi sağlam setlerine: Geçen yılbaşı yine içimdeki canavara söz geçiremeyip ve elbette yine “..bu son..senelerce götürür artık bu beni..” tesellisiyle aldığım Sephora Makeup Studio, beni ziyadesiyle mahçup etti zira ne yalan söyleyeyim param yine çarçur olacak korkusuyla almıştım o seti :S

Kulağını çınlattığımız seti bir de yakından görelim değil mi..

1

Bu sete vaktî zamaniyle 149.90 TL ödendi..Ey gidi günler..

Farlar hakikaten pigmentasyon ve renk yoğunlukları açısından tatminkâr..Allık ve aydınlatıcıların da farlardan aşağı kalır yanı yok..Rujlar derseniz, kıvamları gayet akıcı ve renk yoğunlukları da tam tetimatıyla (tam kıvamında) olmuş; kırık pirinç misali ikinci kalite ürünler katiyen kullanılmamış bu sette; her bir gözünü tüketene dek keyifle kullanacağınıza kalıbımı basarım..Setten birer de minik göz kalemi çıkıyor; biri kahverengi diğeri ise siyah renk; onlar da on numara..Rimeli de ufak tefek ama iş görür..Bu set bir tek fırçalarda su koyvermiş; o kadar kusur da oluveri gari..Sette altı farklı renk seçeneğinde  jel eyeliner da mevcut..Jel eyeliner dediğin şey çağın makyaj trendi olmuş çıkmış zaten..Almayanı dövüyorlar..”Alayım kızıma bir kutu boya, boyasın kendini boydan boya, oooo mastika mastika..” misâli, bir güzel kutucuk içi dolu boyacık özetle..

2

Kutu Voltran’ı oluşturmadan evvel tam da bu şekilde görünüyor..Kafa üstü balıklama atlayasım geliyor içine kapağını her kaldırasımda kapağına kurban olduğum 🙂

4

Yarıçaplarını ölçmedim ama kafanızda bir boyut yaratabilmek adına sağda alttan üçüncü göze bir adet 5 kuruş yerleştirdim..Boyuta takılmayın hanımlar!

Gelelim Sephora’nın görücüye çıkardığı ikramlık yeni setlere;

Önce büyükler!

SEP1

Sephora Color Pop Up Strore adı altında bu “rengâver”in satış fiyatı 149,90 TL

SEP2

Sıradaki nadide parça da yine Sephoragillerin Medium Makyaj Paleti..78.90 TL fiyatı ile hiç de fena bir yatırım değil doğrusu 😉

SEP3

Tanıştırayım, Sephora Mini Makyaj Paleti..42.90 TL fiyatı ile muazzam bir hediye olur; hem de artistik puanı yüksek bir hediye olur benden söylemesi 🙂

Sephora Mağazası nereden bula.co.uk peki? Sayalım; Taksim Demirören, Capitol, Palladium mağazaları bunlardan sadece bir kaçı..

Elf’gilin Fırçalar..

0

Bazı markalar bünyede obsesyon merkezlerimizi uyarabilir, aman dikkat..Misâl,  adım Hatice olsa HTC marka cep telefonlarının; Elif olsa da çaresiz Elf etiketli kozmetik malzemelerinin otomatikman müptelası olacaktım mazallah..(Tüm Hatice ve Eliflere duyurulur 😉

Bu bağlamda bugünkü blog yazımız Elifleri ilgilendiriyor..Çoğunuz gibi ben de e.l.f. adresindeki Ücretsiz Kargo müjdelerine ve üç beş dolarlık fiyat etiketlerine mükerrer defalar bir heyecanla ama beyhude koştum: Acep nedendir diyenlere lafım; .com uzantılı site malesef A.B.D. ve Kanada dışında hiçbir yere gönderim yapmıyor..Dolayısı ile .com uzantılı sitenin dolar bazındaki  ucuz fiyat etiketleri de, birbirinden cazip kampanya müjdeleri de insanı çatlatmaktan öteye gitmiyor bizim için şimdilik..Biz onun yerine co.uk uzantılı siteden sipariş ede.co.uk; etiketler İngiliz Sterlini (2,90 olmuş sterlin vuuuu) cinsinden ve aynı ürün (adaletin batsın çapraz kur mekanizması!) iki kat daha pahalı! Yersen!

Benim aşağıda bahsini açacağım fırçalar Studio Serisinden..Bir şey bildiğimden mi o seriden tercih yaptım;yooo..En pahalı seri oydu ve zeytin – peynir alırmışcasına tamamen “Pahalı olan iyidir” önyargısıyla hareket ettim..

Gelsin yavrucakların toplu fotosu madem!

2012-02-15 20.52.01

Bu fırçaların bir güzel yanı da, hangisinin ne amaca uygun kullanılabileceği üzerlerinde bir bir yazıyor..Yazmasa da allık fırçasını dudağımıza ruj sürmek için kullanacak değiliz hoş ama ince bir detay ve özellikle de fırçalarla yeni haşır neşir olanlar için pratiklik sağlayabilir neticede..Keşke şu kalabalık restoran masalarında da kaçık çatalın üzerine bu tarz “kopya”lar yazsalar değil miyuuuu?

Ben onları aldığımda herbirinin fiyatı £3.50  (10 denemeden sonra sterlin işaretini buldum çok şükür  – ALt Gr+2) idi; güncel fiyatları ise £3,75..11TL civarı yani..Peki 11TL vermekle kâra geçmiş olur muyuz, bu fırçalar 12TL’lik iş görür mü derseniz, buyrun hepbirlikte biraz daha yakından bakalım..

Öncelikle şunu itiraf etmem gerek ki, MAC – Inglot ve Sigma marka fırçalarla tanışmış ve kaynaşmış olmam dolayısıyla makyaj fırçalarına yönelik beklenti düzeyim epey yükselmiş vaziyette ve tabiri caizse bu anlamda çıtayı yükselttikten sonra tutup da sentetik kıllı/orta kalite fırçalara övgü dolu sözler yazmak pek samimi olmuyor; Allah adamı taş yapar öncelikle! MAC’le, Sigma’yla, Inglot’la Nirvana’ya ulaş, ondan sonra tut “şu Elf’in sentetik fırçaları var ya, astayım ben onlara..”de, olacak iş değil elbet..Yine de işi mümkün mertebe gaddarlığa götürmeden yapmalıyım bu işi; bütçesini yüzlerce liralık makyaj fırçaları için sıkmaktan çekinmeyecekler kadar bunu delilik olarak görenler de var elbet..

Öncelikle her ne kadar bu fırçaların profesyonel kullanım amaçlı olduğu söylense de bu “profesyonellik” ten ne beklediğinize bağlı; tanesinin Türk parasıyla 11 TL’den satıldığı sentetik kıllı fırçalar, yanlış olmasın da??..Öte yandan, beklentiye de bağlı olarak, fiyatlarına göre işgörürlükleri “amatör” makyaj severler için gayet iyi bana soracak olursanız; yani 10-11 TL gibi bir fiyata bunların “işgörür” muadilini bulamazsınız bizim parfümerilerde misal..Öte yandan, şimdiki aklım olsa onlarca markadan yine onlarca fırçaya para dökmek yerine gider Sigma Beauty’dan toparlardım fırçalarımı; kargo ücreti yüksek olan sitenin belli dönemlerdeki indirimlerimleri kaçırılmayacak olursa MAC muadili güzel fırçaları var cidden..Gerçi ben n’aptım; tuttum elimde onca fırça varken MAC emsalleriyle bir bir değiştirdim hepsini ve bir set MAC dizebilmek için on tane MAC seti parası harcamış oldum beyhude :S Eee boşuna dememişler “Tecrübelerim enayiliklerimdir” diye..

1

Bu fırçalar esasında benim acemilik evreme denk geldiler ve sırf bu nedenle de başlarına gelen ne pişmiş tavuğun ne de yanmiş baluğun başına gelmedi: Aaaa bu fırçalar yıkanıyormuş diyerek pirinç gibi suya mı yatırmadım, kurusunlar deyu kaloriferin üstüne mi sermedim :S İyi bile dayandılar..Kıl, tüy döktüklerine de şahit olmadım Allah için..Demem o ki, öyle çıt kırıldım alet edevatlardan değil bunlar, o konuda içiniz rahat olsun..Yanlız bu yukarıdaki Powder Brush’ın akıbetinden de bahsedeyim ki ben ettim, henüz etmemiş olanlar etmesin: Fırçalarımı ilk aldığımda bir heves foşur foşur köpürtüp suyun altında yıkıyordum dediydim ya; en ufak bir mübalağa yoktu; netice mi? İçine su aldığı için zamanla metal aksamları oynayan fırçalar..Şikayetçi miyim, asla! Benim bu fırçalardan memnun olmama nedenime gelecek olursak da, -fondöten ve kapatıcı harici- (onlar da zaten nem ve ıslaklık doğal kıllarda ciddi bir bakteri tehdidi oluşturduğu için doğal kıldan üretilmiyorlar dikkat ettiyseniz ) sentetik fırçaları yüzüme değdirmekten haz etmiyorum: Doğal kıllı fırçaların aksine sentetik fırçalar kokuyorlar, sertler, fırça darbeleri iz bırakıyor ciltte ve yeterince doğal uygulama yapabilme konusunda inatlaşıyorlar sizinle!

İlk fırçamız olan Powder Brush, hem ıslak hem de toz formdaki ürünlerle kullanılabilen bir fırça ve dolayısıyla bu fırça elinizde iken fondöten ile yüzünüze sıva çekebilir, pudranızla bu sıvayı sabitleyebilir ve hatta allığınızla alı al, moru mor bir sıfata bürünebilirsiniz! Fırçalarla henüz yeni yeni haşır neşir olmakta iseniz hoşunuza gidecektir ancak şimdiki aklım olsa Eco Tools fırçalarla başlardım ben işe! Hem temini daha kolay hem de daha şık ve yumuşak fırçalar..Üstelik fiyatları da üç aşağı beş yukarı bunlara denk..

2

Bu yelpaze fırçayı sırf şekli şemali hoşuma gittiği için ve diğerlerinin arasında şirin durur diyerekten almıştım 🙂 Fırça kargo paketinden çıkar çıkmaz da bu fırçayla n’apılır ki diye derde düşmüştüm 🙂 Hakkında biraz araştırma yaptıktan sonra da bu yılbaşı hindisi görünümlü fırçayla, makyaj esnasında yüzüme dökülüp saçılan kiri tozu üfleme ve süpürme hareketleriyle makyaja hiç dokunup bozmadan kusurlu kısımlarını düzeltebileceğimi ve malzemeyi bol tutup sert bir şekilde uyguladığım pudra, aydınlatıcı,toz bronzlaştırıcı ve allık gibi toz toz uçuşabilitesi olan ürünlerin görünümünü ve dolayısıyla makyajımı hafifletebileceğimi keşfettim..

Bu yelpaze fırça yardımı ile toz formdaki tüm ürünleri daha hafif ve doğal bir şekilde sıfırdan uygulamak da mümkün..Sırf “dağınıklığı toparlayıcı – çöpçü fırça” olarak bellenmesin bu şirin fırça diye söylüyorum!

Hatta bu fırçanın ilginç bir fonksiyonunu da gördüm ki ben bu amaçla kullanmayı akıl edemezdim doğrusu: Göz makyajına başlanmadan evvel, özellikle de toz pigment kullanacaksanız makyajınızda, bu fırça yardımı ile alt göz kapağınızın hemen alt kısmına bolca transparan toz pudra alıp bir güzel yığıyorsunuz..Pigment göz farları hele de onlarla pek haşır neşirliğiniz yok ise uygulama esnasında tüm yüzünüze bulaşarak sizi bir iki hamlede palyaçoya çevirebilme yeteneğini haiz malzemelerdir..Göz kapağınızla işiniz bitip de göz makyajınızın tastamam olduğunu düşündüğünüzde yine bu yelpaze fırça ile göz altındaki o kum tepeciğini de süpürüyorsunuz ve o la la, kirden pastan eser kalmayan net ve temiz bir göz makyajıyla ayna karşısında kalakalıyorsunuz..

Bu fırçaları yüzünüze cilt maskesi uygulamak için de gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz zira bu sentetik fırça ıslak kullanıma da elverişli..Son olarak da tırnakta ilginç enstantaneler yaratmak adına oje sürme işine bulaştı bu fırça, şahidim! Sen neymişsin ben yelpaze fırça!

3

Kendileri ilk göz ağrım, emektar kapatıcı fırçam olurlar..Bu fırçayı ben daha ziyade göz kapağıma göz farı bazı uygulamak için kullanıyorum; kapatıcı tatbiki için fazla minik bir fırça ve onun yapacağı kapatma işini de ben yine cefakâr fonföten fırçama yüklüyorum her seferinde..Şayet bir kapatıcı fırçası alınacaksa anladım ki far fırçası gibi minik bir fırça yerine daha iri ya da daha dolgun bir fırça alınmalı..Bu ara MAC’in şu üçgen makyaj süngerleriyle görüyorum fondöten ve kapatıcı işlerini ama ilk fırsatta Eco Tools’un vaktiyle gözüme kestirdiğim tekli kapatıcı fırçalarından kapacağımdır!

Kapatıcı uygulama fonksiyonuna ilaveten bu fırça ile krem göz farları ve göz kremleri de dâhil olmak üzere, krem formdaki tüm ürünleri ve hatta toz ürünleri de uygulayabilirsiniz bu arada..Kıl tüy döktüğüne hiç şahit olmadım doğrusu..

4

Arkasından konuşmak gibi olmasın ama Elf’den aldığım en kofti fırçadır kendileri zira ek yerinden ikiye ayrılması çok sürmemiş ve de onlarca yapıştırılmaya rağmen o günden sonra da iki parçası bir araya getirilememiştir! Dişleri de kırkını çıkarmadan dökülmüştü sahi! Bu fırçayla kaşlarınızı tarayıp onlara derli toplu bir görünüm kazandırabileceğiniz gibi kirpiklerinizdeki rimel kalıntılarını da temizleyip kirpiklerinizi birbirinden ayırabilirsiniz..

5

Dumanlı göz makjayı için önerilen bu fırça ile tüm bir göz makyajını aradan çıkarmak mümkün esasında..Kılları yoğun, pofuduk bir fırça bu..”Blending Brush” (Harmanlama/Karıştırma Fırçası) söylemi ile satılan fırçaların gördüğü işi de gayet iyi görüyor bana soracak olursanız..Deterjan reklamı gibi olacak ama; Farkı Fiyatı 😉 Şaka maka bu fırçanın özellikle de toz formdaki ürünleri tutuşu gayet iyi ve ederinin çok üstünde iş görürlüğü var bana göre..

6

Bu açılır/kapanır ruj fırçası onu ilk satın aldığımda bir kozmetik harikası gibi göründü gözüme ne yalan söyleyeyim ama saltanatı MAC’ten bu tip açılır/kapanır yeni bir fırça satın alana kadar sürdü 🙂 Esasında her türlü makyaj malzemesini fırça ile uygulamaya bayılıyorum ama itiraf etmek gerekirse ruju fırçayla sürmeyi halen alışkanlık edinemedim..Üşeniyorum belki de..Amaaannn nelere alışıyor insan, buna da alışırız elbet birgün 😉 Gelelim fasülyenin faydalarına: Ben bu fırçayı pek kullanışlı bulmadım dostlar, neden derseniz uzun ve dar yapısı uygulamayı çile haline getiriyor adeta..Oysa dudak fırçası dediğin biraz daha geniş, kısa ve gür olacak ki dudak boyama işi hokkadan mürekkep almaya, efendime söyleyeyim tulumbadan su çekmeye dönmesin..İki gram dudak boyasını yüz gramlık zahmetle sürmeye ses etmem derseniz sizin bileceğiniz iş.. 🙂

Kargo seçeneklerine gelecek olursak Takipli ve Takipsiz /Allaha Emanet) olmak üzere iki gönderim seçeneği sunuyorlar..Takipsiz seçenekte kargo ücreti £3,95 ve 7-14 işgünü sürecek olan uzuuunn bir yola çıkıyor kargonuz; Takipli seçenekte ise £7,95 ödüyorsunuz ama 4-6 işgünü sonra kargonuz elinizde oluyor; üstelik ilk seçenekte firma etliye sütlüye karışmam derken, ikinci seçenekte kargonuzu teslim aldığınıza ilişkin bir imza ile kendinizi sağlama almış oluyorsunuz..Parayı veren düdüğü çalıyor a dostlar!

Yves Rocher (İv Roşe)’gilin Fırçalar..

0

Bu fırçaları sırf satıldıkları “tükkân”ın adını “sempatik” bulunduğum için satın aldığımı söylesem katiyen mübalağa etmiş olmam 🙂 Heyhat, az sonra isimlerini anacağım bazı fırçaların ekonomik ömürleri ne yazık ve ne kazık(!) ki bu yazıyı görmeye vefa etmedi..

Biz şimdilik “sempatik isimli” markanın farklı dört fırçasının kulaklarını çınlata.co.uk

Fondöten fırçasıyla başlayalım bakalım..

1Fondöteni yüzüme şöyle badana yapar gibi fırça darbeleriyle uygulamaktan cidden keyif alsam da ciltte çok da doğal bir duruş sağladığını söyleyemeyeceğim; ancak sahip olduğum tek fondöten fırçası olduğu için neye göre kıyas yapacağımı bilemedim..Yine de mücbir sebeplerle aramızdan ayrılan soydaşları gibi ne sentetik kılları döküldü, ne yamuldu ne de ciddi bir deformasyona uğradı..”Yoklukta gider” diyelim 🙂 Fiyatı: 19.90 TL

asligibidirblog.wordpress.comDoğal kıldan (keçi) imâl edilmiş bu fırçanın arkasından şimdi güzeeel bir atıp tıtardım ancak şu an aramızda olmaması dolayısı ile ayıp kaçar diye çekimser kaldım..Blush (“Bılaş” okunur) fırçası..Üzerinde öyle yazıyor..Ama bana soracak olursan “bılaşmasan” daha iyi! Bu fırçamızı her uygulama ve yıkama esnasında yürek burkan “kronik kıl yetmezliği”nden ve yine diğer kıllara sıçrayan keçeleşme probleminden kaybettik! Daha da birşey demiyorum ben! Düzeltme Notu: Hırsımı alamamış olacağım bu fırçadan ki aklıma uygulama esnasında sert kıl yapısı ile ağzımı burnumu gıdıkladığı da geldi şimdi, onu da diyeyim ki tam olsun bari :)) Fiyatı: 19,90 TL

3Bu pofuduk uçlu fırça esas itibariyle göz makyajınızın sert görünümünü yumuşatıp özellikle de birden fazla renk kullandığınız durumlarda göz farlarının “kaynak” yerini kaybetmeye ve dumanlı bir görünüm vermeye yarıyor..Bu fırça da ilk başlarda bu amaca hizmet etti az çok; yeri geldi kıllarını benim için süpürge etti, hakkını yemeyelim şimdi..Ancak zaman onu çabuk yıprattı ve o pofuduk formu çok kısa bir sürede deforme olup kontrolden çıkan makyajlar yapmama sebep oldu! Düşük ısıda da yıkıyorum ama demek ki “iv roşe” fırçalar makinede yıkamaya gelmiyor! Şaka şaka 🙂 Kılları da biraz sert mi ne; sakallı birini öper gibi oluyor insan fırça yüzüne değdiğinde, gerçi ben sakallı birilerini öpmeyi eğlenceli bulurum ama o şimdi hiç konumuz değil!Fiyatı: 14,90 TL

4Bu fırça olmuş! Bunu ailenin diğer fertlerinden ayrı tutmak gerek zira fonksiyonel formu ile eline daha evvel makyaj fırçası almamış olan -orta kabiliyet düzeyinde- biri bile tüm göz makyajını bu fırça ile aradan çıkarabilir..Kullanışlı bir kalıbı olduğunu ve makyaj fırçaları ile haşır neşir olmaya heves edenler için iyi bir başlangıç fırçası bana göre..Hem – çok çok daha iyi iş çıkarabilecek emsâlleri olsa da – hangi fırça ile işe başlayacaklarını bilemeyenler ve yine bu “pahalı” alternatiflerine işin daha başında masraf etmek istemeyenler için hiç fena değil bana soracak olursanız..Hemen hemen hiç deforme olmadı desem de yeridir onca zaman..Fiyatı: 14, 90 TL

Bu fırçaları zamanla kaliteli emsalleri ile değiştirme niyetiyle ama daha evvelce hiç bir makyaj fırçası deneyimi olmayan arkadaşlar satın alabilirler bana göre..İlk başlarda hoyratça kullanma ve gerektiği gibi bakımlarını yapamama yüzünden canları yanmasın pahalı emsallerinin değil mi; mal canın yoncası ne de olmasa 😉 Bu fırçalar sıklıkla %20 ya da 2 alana 1 bedava kampanyasına giriyor; ben de kampanya döneminde kapmıştım..

Daha detaylı inceleme için Link

 

Sigma’gilin Silindirik Fırça Muhafaza Kutusu

0

Günden güne sayıları engellenemez (!) bir biçimde artan ve gün geçtikçe daha bir “yerlere göklere” ve bu gidişle hiçbir yere sığmaz olan fırçalarıma yeni bir barınak buldum!

11

Şıklığa bakar mısınız 😉  Deri malzemeden imâl edilen ürün hem malzeme olarak hem de dikiş tekniği itibariyle son derece kaliteli görünüyor..Fotoğrafta silindirik görünüyor, doğrudur, esasında taban alanları elips biçimli bir silindirik kutu bu! Boy fotoğrafından da anlaşılacağı üzere boyu posu dolayısıyla geometrisi yanında fiziği de yerinde..

Tabanları elips biçimli dedik ya, büyük çap 8,5 cm – küçük çap da 6,5 cm uzunluğunda..Boyu ise 24cm civarı..Her boydan fırçanız rahatlıkla geçer uzanır içinde, keyfeder 🙂

Fiziği geometriyi şimdilik bir kenara bırakalım da fotoğraflar konuşsun!

2

İşin güzel yanı, su matarasından hallice muhafazamız ister evde ister seyahatte birbirinden kıymetli fırçalarımızı son derece organize bir biçimde saklayıp sakınabilir nitelikte..

“Sigmadan aldım bir tane, evde geldim iki tane” oluşu ile de iki parçalı bir saklama alanı sağlıyor..Fonksiyonellikle aklını bozanlara da birebir!

3

Sizce de dışının güzelliği içine vurmamış mı??

5

Mutluluğun resmini çizemem belki ama onun fotoğrafını çektiğimi hissediyorum! Ne kadar da mutlu görünüyorlar hep bir arada öyle değil mi..Şu an 20 adet farklı ebatta fırçamla canciğer kuzu sarması oldu bile, dahasına da yer var!

Yalnız şunu da eklemeliyim ki verdiğim ebatlara bakacak olursanız o cüsseyle bu kutuyu bir yerden bir yere minik bir çanta içinde taşıyamayacağınız aşikâr..Belki bu durum ufak bir handikap yaratabilir..”Hani çantaya at çık” bir mobilitesi yok bu ürünün..

Bir diğer konu ise, fırçalar içinde iken kutunun iki kapağını birbirine çıtçıtlama sorunsalı: Fazla sabırsız bir yapınız varsa ve kutuyu hemen her gün soldan sağa nakletmeniz ve dolayısı ile sıkça açıp kapamanız gerekecekse de satın almadan evvel bir kez daha düşünün derim..Tüm fırçaları bir araya getirip uçları sıkışmayacak biçimde çıtçıtlama işlemini yapabilmek öyle tek hamlelik bir iş değil yeğen! Ben kendimce fırçaları bir paket lastiği ile bir arada kalmalarını sağladıktan sonra kapamayı deniyorum ancak bu da uç kısımların birbirini sıkıştırarak ezilmelerine neden oluyor; en güzeli bir kaç Lâ Havle çekerekten kapamayı denemek!

Bu saatten sonra bana daha kullanışlı gelen ve benim aldığımla aynı fiyata gelen şu ürünü de alabilirmişim diye düşünmüyor değilim..

Fiyatı mı? : 22$

Sigma’gilin Fırçalar..

0

Yolda para yerine ne bulsan daha mutlu olursun deseler o noktada makyaj fırçasını tek geçerim! Hoş bırak yolda para bulmayı, parayı yolda bulmuş gibi bilimum boya badanaya bağlıyoruz nafakayı ya neyse :S :))

“Hah hah haa çok şenim dostlarr..Benim de artık..” Sigma fırçam var! 😉

Az durun size yeni fırçalarımla biraz hava atayım..

1

Gel gelelim günlük endorfin ihtiyacımın önemli kısmını onlara sahip olmakla şimdiden aldığım fıyçalayımızın kullanım alanlarına;

Haklarında âyet olmamakla birlikte:

2

E30: Çizgileri yumuşatma ve duman efekti vermede kullanılan bir fırça..Misâl, kirpiğin üst ve alt çizgileri boyunca kalemle çekilen çizgiler yumuşatılıp dumanlı bir görüntü verilebilir..Yine göz çevresine bu fırça yardımıyla göz farı uygulanıp dağıtılabilir ya da göz çukuruna aydınlatıcı uygulabilir.Ben özellikle göz çukuruna mükemmel uyum sağlıyor olması dolayısı ile aydınlatıcı sürme amaçlı kullanıyorum..Fiyatı 10$

1

E20: Bu fırça renkleri konsantre ve yoğun bir şekilde uygulayabilme olanağı sağlıyor..Göz farını özellikle göz kapağının dışı gibi ufak bölgelere uygulamada son derece başarılı..Ben alt kirpikte duman efekti yaratmak için de kullanıyorum şahsen ve on numero fırça, her çantaya girmeli! Fiyatı 10$

3

F40: “İnce ayar fırçası” da diyebiliriz buna 🙂 Açılı yapısını, elmacık kemiklerinize Bizimkilerdeki Dummkopf’un dediği gibi “yumuşak yumuşak” kontür yapmak için kullanabilirsiniz..Allık fırçası olarak da kullanılabilir hatta bu fırça..”Yüz Kontürleme” ritüeli Türk Makyaj âdetleri arasında ilk ona giremedi belki henüz ama toz aydınlatıcı ve kontür kitleri best seller olmadan bu işte mâhir olmakta fayda var; “kontürleme”nin geleceği çok parlak zira! Fiyatı: 16$

30$ üzeri (kargo hariç) alışverişler için sitenin vadettiği BONUS mukabilinde kaptığım bir de eyeliner fırçası var ki işte o tadından hiç yenmiyor!

5

E05: Yumuşak ve eşit çizgiler yaratmaya birebir olan bu eyeliner fırçasını jel ya da likid ürünlerle birlikte kullanabilirim! Üstelik de 10$’ım halen cebimdeyken! Fiyatı: 10$

Ürünleri bizzat Sigma Beauty‘nin kendi online alışveriş sitesinden özel bir kampanya gününe denk getirerek yaptığım için 21$ değerindeki kargo bedelini ödemekten kurtuldum; yüksek kargo ücreti dışında bir olumsuzluk öne süremiyorum zira fırçalardan da gayet memnun kaldım ve MAC’in fırçalarına birer güzel muadil olabilecek çeşit çeşit fırçaları var 😉

Ya işte böyle! 😉

Nesi Var, Fesi var..

0

“Nesi var” oyununda bu objeyi tut aklından, sittin sene ebelikten kurtulamasın karşındaki! Ebeliği kimseye vermem! Başlıyoruz..

Sen: – Nesi varrrr..

Ben: -16MP Kamerası vaaar..

Sen: – Çüşş..Nesii vaarr?

Ben: – 3g ve wi-fi desteği var 😉

Sen: – Hönk..Nesi varrr?

Ben: – 21 X Zoom’u var!

Sen: – Yook aarrtıkk! (Bağdat Caddesi ağzıyla) E başka nesi var?

Ben: – Dur ben nesi var nesi yok sayayım sana, böyle olmayacak bu iş 😉

Resim çizerek anlatayım diyeceğim sana ayıp olacak! 🙂

Bu, bu, nedir buuuu?

kamera1

Beyler, bayanlar; kaldırımdan kayanlar..Bu görmüş olduğunuz aleti, üç vakte kadar İngiliz bir turistin elinde görürseniz sakın ola şaşırmayın..500$’ı basıp cihazı kapan elin turistine de hasetle bakmayın, zira Türk’ün nazarı değer! Ha bu arada, cihaz ilk olarak geçtiğimiz ay İngiltere’de 400 Sterlin (nerden çıkıyyodu bu sterlin işareti yaw) civarı fiyatı ile piyasaya çıkıçıkıverdi bile..

Gel gelelim bu süpersonik Samsung icadı neyin nesidir kimin fesidir ona..Bu arada cihaz piyasada Nikon Coolpix s800c’den sonra ikinci Android fotoğraf kamerası olmasına karşın 3G bonusu sayesinde rakibi teknik olarak yok!

Esasında bu göz alıcı mobil cihazı sırf arka cepheden gören masum bir (kadı)köylü diyelim, kolaylıkla onun Android bir cep telefonu olduğuna kanaat getirebilir..Çünkülüm, cihaz Android 4.1 Jelly Bean işletim sistemini haiz oluşu dolayısı ile bir android cep telefonunun yapabileceği – sizi telefonla görüşmek harici :S , çok üzgünüm a dostlar! – herşeyi hamaratça yapabiliyor! 3G ve/veya wi-fi desteğinin yanısıra bu cihazı wi-fi modem gibi de kullanaraktan efendime söyleyeyim eşe dosta bir güzel caka satma lüksü de bu âlette!

Cihazın teknik özelliklerini de özet geçecek olursak; Piyasadaki kodu ile EK-GC100, 21 optik zoom, 8 GB’lık (Halihazırda 4GB civarı kullanılabilir) dahîli hafıza; 64 GB’a kadar MicroSD kart desteği, 4.8″ 1280×720 piksel (HD) çözünürlüğünde Super Clear LCD dokunmatik ekran,  23mm geniş açılı objektif, 100 – 3200 aralığında  ISO değerleri, görüntü ve videolarınızı eşe dosta göndermenize olanak sağlayacak sürüsüne bereket paylaşma ortamı ( bluetooth, e-posta- instagram-picasa-wi fi direct vb..)seçeneği; siyah ve beyaz olmak üzere iki renk seçeneği, 20 – 25 dk’ya kadar video yakalama, S Voice sesli kumanda, mini bir tripod bağlantı noktası, slow motion ( ağır çekim) video yakalama özelliği, 1.4 GHz hızında çalışan bir değil – iki değil – üç hiç değil tam dört çekirdekli hünerli işlemci, standart bir kulaklık girişi, microUSB herhangi bir şarj cihazı ile kolayca şarj edilebilir oluşu, 1650  mAh’lık takıleybıl/söküleybıl bataryası (bak işte bu önemli), görüntü ve videolarınızı anında televizyonunuza aktarıp ailecek kendinize bolca eğlence çıkarabileceğiniz bir HDMI portu, gibi -tabiri caizse- bu işten hiç anlamayan birinin bile iştahını kabartacak türden kalifiye ve prezentabıl bir arkadaş olurlar kendileri..

Haydi birkaç fotoğraf daha ekleyelim; Mini flaş nasıl ama 😉

kamera2

Manuel Modda iken cihazın ekranı tam da aşağıdaki gibi görünüyor..Üstelik tüm ojbektif ayarlarını tıpkı DSLR bir makinede olduğu gibi “dokanaraktan” yapabiliyor ve işin en güzel yanı da değerler değiştikçe çekimini yapacağınız karenin önizlemesini ekranda o an görebiliyorsunuz..Manuel çekim özürlüler -benim gibiler- için harika bir deneme yanılma tahtası!

20121129_104107

Cihaz Otomatik Modda iken de aynen aşağıdaki gibi görünüyor..Otomatik çekim yaparken bile havalı görünüyorsun adamım!

c

Alttaki karede ise Samsung Galaxy Camera ile Samsung I9100 Galaxy S II’yi kafa kafaya vermiş düşman çatlatırken görmekteyiz 😉 Bir de telefon görüşmesi yapabilme yetisi olsa sol el sağ ele “benim kameram senin telefonunu döver” diyecek, vay başımıza gelen..Bakarsınız günün birinde bir güncelleme ile bu yetiye de kavuşur cihaz kimbilir!

puff

Neee..Fiyatından mı haber vereyim artık? Hay hay..Cihazın piyasa fiyatı 1699TL olacak ve muhtemelen operatör desteğini de arkasına alıp temlikli (kontrat karşılığı) satılacak..Öyle diyollar 😉

Pür Eda, Pür Cefa; Hava Cıva John FriEda..

0

Ben hayatta üç şeyden nefret ederim: Birincisi, pek namüsait bir mahiyette evin her köşesini bilfiil işgâl eden kablo ağına hem de hiç refleks hareketi göstermeye takatim yok iken takılıp zıplamak durumunda kalmak; ikincisi daha elîm ve vahim olmak üzere, sofradan en son kalkana kalan sofra toplama ihalesini açık ara farkla alıp, bu faslı tek celsede bitireceğim diye tüm tabak çanağı iç içe koymuş çileli mutfak yolunda seyreyler iken -efendime söyleyeyim- kapkacağın arasına kıstırı kıstırıverdiğim çatal kaşığın Konya Kaşık Havası eşliğinde sağa sola saçılması ve üçüncüsü de efendiler, bir öfke krizi anında toplama çıkarma yapma gereği duyulmaksızın satın alınmış olan bir çuval gaip ürünün bin parçaya bölünmüş taksitlerinin her ay gözüme gözüme girerken aklımdan keşkelerin geçmesi..

Az sonra meymenetsizliklerinden dem vuracağım ürünler tamamen şahsî fikir ve tecrübelerimle bu yazıya konu edilmişlerdir..

johnfridaDuruşlarına baksanız hepsi birer aristokrat; asilzade adeta..Ama eskiler ne der bilirsiniz..Önemli olan işlevi!

Bu afili ambalajların altında herkes kendine göre bir fayda, bir mucizevî saç iksiri buluyor ancak vay arkadaş bizim bulduğumuz sadece hava ile cıva!

İnsanın içini kamaştıran o hoş kokuları ve çoooook para verilmiş olmanın özgüveni dışında ( şampuanlara kelle başı 26 TL, parlatıcısına bir o kadar ve serumuna da 50TL yüz görümlüğü bayıldığımızı varsayacak olursak) bu ürünleri market raflarında satılan ekonomik emsâllerinden ayrı tutmam için tek neden bulamıyorum açık konuşmak gerekirse..Ekstra parlaklık, yumuşaklık, esneklik ve daha nice cazibe unsuru vaadleri tek kelime ile psikolojikmiş gibi geldi bana! O da kullanmaya başladıktan üç beş gün sonra kendiliğinden geçiyor zaten 🙂

Şunu da eklemeliyim ki ben bu ürünlere onları kullanıp da memnun kaldığını söyleyen eşin dostun önerileri ve hatta saçlarında gördüğüm şaşırtıcı parlaklığın ve sağlıklı görünümün galeyanıyla satın aldım ancak kuru/kıvırcık/ saç yapıma uymamış da olabilirler, vebal almayalım durduk yere ama di mi??

P.S. Bu ürünleri sakın ola benim gibi acil acele önünüze ilk çıkan kozmetik marketten almayın; illâ da deneyeceğim diyorsanız internet üzerinden online satış yapan sitelerde haftada en az bir kez indirimli satılıyorlar 😉